Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      0
      BIST
    • DOLAR
      0
      Dolar
    • EURO
      0
      Euro
    • ALTIN
      0
      Altın



2017 Ankarada Yaşamak ! Ankarada Öğrenci Olmak - Ankaranın Tarihi Yerleri - Ankarada Nerelerde Alışveriş Yapılır? - 10 Nisan 2017 Pazartesi

Tarih: 10-04-2017 16:18:45 + -


Bu yazımızda sizlere Ankara'da Yaşamak, Ankara'da Öğrenci Olmak, Ankara'nın Tarihi Yerleri, Ankara'da Nerelerde Alışveriş Yapılır,Ankara'da Neler Meşhur, Neleri Yenir Nereleri Gezilir vb birçok soruya cevap bulabileceğiniz bilgileri derledik. İşte Neden Ankara ile başlayalım...


 2017 Ankarada Yaşamak ! Ankarada Öğrenci Olmak - Ankaranın Tarihi Yerleri - Ankarada Nerelerde Alışveriş Yapılır? - 10 Nisan 2017 Pazartesi

Bu yazımızda sizlere Ankara'da Yaşamak, Ankara'da Öğrenci Olmak, Ankara'nın Tarihi Yerleri, Ankara'da Nerelerde Alışveriş Yapılır,Ankara'da Neler Meşhur, Neleri Yenir Nereleri Gezilir vb birçok soruya cevap bulabileceğiniz bilgileri derledik. İşte Neden Ankara ile başlayalım...

 

Öncelik ile neden Ankara?

Bu yazımızda siz değerli okuyucularımıza, 81 ile sahip olan bu ülkede kendine özgü farklarla diğerlerinden sıyrılan Ankara'dan bahsedeceğiz. Ülkemizin başkenti olan Ankara, en kalabalık 2. şehir oluşunu sonuna kadar hak ediyor. Şimdi gelin kısaca bunun sebeplerine göz atalım...

Her şeyden önce, büyük şehir ünvanını kazanmış olan Ankara'da bulamayacağınız hiçbir şey yok. Özellikle doğu kesimdeki illerden de göç alması yüksek ölçüde buna dayanıyor, çünkü büyük şehir demek, çok insan demek, çok insan ise çok iş anlamına geliyor. Her çeşitte mesleğe ev sahibi yapan Ankara'da çalışma hayatı da oldukça hareketli. Birbirinden farklı yüzlerce iş kolunda, binlerce insana iş imkanı sağlayan Ankara'da nüfusun 4'te 3'ü hizmet sektöründe çalışıyor. Kısacası Ankara'da işsiz kalmayacağınızı söyleyebiliriz.

Ayrıca hayvancılık yapmak, ya da tarımla uğraşmak istiyorsanız, Ankara yine öne çıkan illerimizden. Zira şehirdeki toprakların %60'ı tarım faaliyetleri için kullanılıyor ve bu ülke için oldukça yüksek bir rakam. En önemli tarla ürünleri buğday, arpa ve şekerpancarı olan Ankara'da tarımla uğraşmak, Ankara'nın çiftçi kesim tarafından da neden bu kadar tercih edildiğini gösteriyor. Geniş meralara sahip Ankara'da ayrıca hayvancılık yapabilir, hatta Ankara'ya özgü Ankara Tavşanı, Ankara Kedisi ve Ankara Keçisi yetiştirebilirsiniz. Sadece Ankara'ya özgü olan bu hayvanlar dünya çapında da yoğun ilgi görüyor.

Neden Ankara sorusunun cevabını verirken es geçilmeyecek çok önemli bir unsur, şüphesiz Ankara coğrafyası. Özellikle yazları sıcak ve nemden şikayet ediyorsanız, Ankara havasının en sıcak halinde bile sizi diğer büyük şehirler kadar terletmeyeceğini söyleyebiliriz. Bunu ise İç Anadolu'ya özgü iklimine bağlamak mümkün.

Ankara'nın bu kadar tercih edilmesindeki en önemli etkenlerden bir diğeri ise şüphesiz kaliteli ulaşım altyapısı. Modern bir şehre sonuna kadar yakışan kara ve demiryolları ile Ankara'da sorunsuz bir şekilde yolculuk edilebiliyor. Havaalanı sorunu olmaması ise Ankara'ya yine artı puan kazandırıyor.

Bu modern kenti, birbirinden büyük alışveriş merkezleri, sinema ve tiyatrolar, kafeler, barlar, her bütçeye uygun restaurantlar, şehre özel lezzetler, büyük özverilerle korunan park ve mesire alanları süslüyor. Ankara ayrıca tarih kokan yapılarıyla da oldukça öne çıkan bir şehrimiz. Birbirinden önemli tarihi kale, camii, ve tapınağa sahip şehirde, yine birbirinden kıymetli eserleri barındıran müzelere rastlamak mümkün.

Bir diğer önemli etken, elbette birbirinden kaliteli Ankara Hastaneleri. Türkiye'nin en fazla üniversite hastanesi barındıran şehri olan Ankara'da, Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesi, Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Hacettepe Hastanesi, Ankara Numune Hastanesi gibi birbirinden kaliteli hastaneler hizmet veriyor. Dünyanın en büyük göz hastanesi olma sorumluluğunu üzerinde taşıyan Dünyagöz Ankara Hastanesi de yine Ankara'da bulunuyor.

Ülkenin en kalabalık 2. şehri olan Ankara, bu kalabalığın eğlenme ve yeşil alanları kullanma hakkını da sonuna kadar veriyor. Atatürk Orman Çiftliği, Altınpark ve Gençlik Parkı gibi alanlarda bütün stresinizi atabilir, dünyanın en büyük eğlence parkı olan Harikalar Diyarı'na uğrayarak eğlencenin sınırlarını zorlayabilirsiniz. Bunların yanı sıra Elmadağ Kayak Merkezi ise özellikle kış sporlarını sevenlerin kendi şehirlerinde kayak yapmalarına imkan tanıyor.

Gelelim Ankara'yı Ankara yapan diğer etkenlere. Ankara gece hayatı bakımından oldukça hareketli bir şehir. Özellikle Ankara Havası nağmeleriyle canlanan geceler birçok insanın eğlence kaynağı. Eğlence hayatıyla ilgiliyseniz, Ankara bu özelliğiyle de yine diğer şehirlerden öne çıkıyor. Öte yandan, sıcak ve samimi Ankara İnsanı, kötü geçmekte olan gününüzü iki lafıyla değiştirebiliyor. Kendine özgü konuşma üsluplarıyla Ankara İnsanı, yabancılık çekmenize de pek izin vermiyor.

Kısacası, Ankara birçok özelliğiyle tercih edilesi bir şehir. 

 

Ankara'da Yaşam

Bu yazımızda Ankara'da yaşamaktan bahsedeceğiz. Artıları, eksileriyle ele alacağımız "Ankara Hayatı" başlıklı yazımızda, özellikle Ankara'da yaşamayan ancak Ankara'daki yaşam hakkında bilgi sahibi olmak isteyen okuyucularımıza bilgi vermeyi amaçladık. Eğer siz de Ankara'daki yaşamı merak ediyorsanız yazımızı okumanızda fayda var.

Ankara, ülkemizin başkenti. Ülkenin en kalabalık 2. şehri. Büyük şehir statüsünü kazanmış bir şehir.

Böyle bir şehir düşündüğünüzde aklınıza, karınca misali insanların doluştuğu tıklım tıkış meydanlar geliyor olabilir. Haksız da sayılmazsınız, çünkü bu sahneyi görebileceğiniz birçok yer Ankara'da mevcut. Ancak bu kalabalığa rağmen, Ankara fazla trafik sorunu yaşamayan bir şehir. Özellikle daha önce İstanbul'da bulunduysanız, bunu fark etmeniz işten bile değil. Bir yerden bir yere rahatlıkla gidebiliyor, trafikte zaman kaybetmiyorsunuz.

Havası bakımından, özellikle sıcak havalardan şikayet edenler için, bir Haziran gecesinde bile Ankara'ya özgü olan o serinletici esinti sizi mutlu edecektir. Ankara'da yaşayan insanlar kışın zorluk çekse de, yazları bunalmadan geçirmeleri buna değer.

İç Anadolu'ya özgü insanlar görebilmek, Ankara'nın bir diğer güzel tarafı. Her ne kadar günden güne modernizmin etkisi altına giriyor olsa da, yine de geleneklerine bağlı Anadolu'ya has insanlara rastlamak mümkün Ankara'da. Yardımsever ve sıcakkanlı olan bu insanların geneli hep pozitiftir.

Ankara'da öğrenciler ise hayatlarından genelde pek memnundur. Çünkü burası çok pahalı bir şehir değildir. Genellikle Kurtuluş ve Cebeci semtlerinde sık sık öğrencilere rastlanır. Bu öğrenciler şanslıdır, zira Ankara'da bulunan üniversiteler genelde yemyeşil kampüslere sahiptir. Dünyaca ünlü, birbirinden kaliteli üniversiteleri bünyesinde barındıran şehirden her yıl, ülkeye artı değer katacak mezun öğrenciler çıkar. Bu öğrenciler yurdun dört bir yanından gelir ve Ankara'da hayatı öğrenirler. Bu da Ankara'ya insan popülasyonunun çeşitliliği açısından ayrıca değer katar.

Yeme-içme kültürü Ankara'nın en spesifik özelliklerinden birisidir. Zira buradaki simitler bile çok farklıdır. Ayrıca Ankara Tavası, Ankara Kebabı gibi Ankara'ya özgü lezzetler Ankara İnsanı tarafından oldukça sevilir. Deniz mahsulleri seven Ankaralılar ise her daim taze balık bulunduran balık pazarlarından alışveriş yaparlar. Ankara Armudu, yine Ankara'ya özgü, insanlar tarafından çok sevilen bir meyvedir. İşte Ankara'da bunlar hep çok sevilerek tüketilir. Ankara insanı boğazına düşkündür.

Bunların dışında, sadece Ankara'da bulunan Ankara Keçisi, Ankara Kedisi ve Ankara Tavşanı gibi hayvanları görme olanağına sahiptir Ankara'da yaşayanlar. Tüm dünyaya ihraç edilen bu hayvanları görmek ülkemizin ne kadar kıymetli bir coğrafyada bulunduğunu her daim gözler önüne serer.

Ankara'da yaşayanlar, genellikle Kızılay Meydanı'nda buluşurlar. Bir kişi, diğeriyle buluşacaksa buluşma adresi bellidir. En kalabalık yer olma özelliğini de taşıyan Kızılay Meydanı, Ankara Halkı tarafından oldukça rağbet görür. Alışverişlerin büyük bir kısmı burada yapılır. Her yaştan ve her kesimden insan görmek mümkündür. Alışveriş demişken Ankara, büyük alışveriş merkezleriyle dopdolu bir şehirdir. Buna istinaden, burada yaşayan insanlar kendi ceplerindeki paraya göre soluğu bunlardan birinde alır.

Ankara'da yaşamak, pavyon ve gece hayatı kültürünü de beraberinde getirir.  Her Ankaralı bu kültüre ucundan da olsa bağlıdır. Ankara İnsanı oynamayı, eğlenmeyi sever. Bu sebeple geneli neşeli olan Ankara İnsanı zaman zaman "dede" diye hitap eder birbirine.

Ankara'nın hep güzel yanlarından bahsettik ancak bu koca şehrin eksi yanları da elbette mevcut. Bunun en büyük örneği Ankara'nın şehir planlama ve mimari ile ilgili yaşadığı sorun. Yaşanan park yeri problemleri, belediye aksaklıkları sebebiyle halk zaman zaman mutsuz olsa da, Ankara genelde mutlu bir şehir. Soğuk, sert havalı, ancak yumuşak bir şehir... 

 

Ankara'da Öğrenci Olmak

Bu yazımızda Ankara'da okumayı düşünen öğrenciler için, kısaca Ankara'dan bahsedeceğiz. Yüksek öğrenim bazında ele alacağımız bu konu, özellikle üniversite öğrencilerini yakından ilgilendiriyor.

Ankara'da öğrenci olmanın size sağlayacağı imkanlardan ilki, şüphesiz dünya çapında adından söz ettiren birbirinden kaliteli üniversitelere sahip olmasıdır. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi devlete bağlı çalışan üniversiteler. Okulların başarısı ortada, dilerseniz internette küçük bir araştırma yaparak bu okullar hakkında detaylı bilgiye sahip olabilir, başarılarını bir kez daha görebilirsiniz.

Bu okulların yanısıra vakıflara bağlı çalışan üniversiteler de var. Bunlar; Atılım Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Çankaya Üniversitesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi ve Ufuk Üniversitesi.

Militarik bir eğitim almak isteyen öğrenciler ise tercihlerini Kara Harp Okulu, Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Polis Akademisi'nden yana kullanabilirler.

Bu okulların da birbirinden kaliteli olduklarını söylemekte fayda var. Zaten üniversite sınavına girmeye hazırlanıyor, ya da okul seçmeye çalışıyorsanız, bu üniversitelerden birkaçının adını muhakkak siz de duymuşsunuzdur. Detaylı bilgi için yine internette küçük bir araştırma yapılabilir, zira biz bu yazımızda Ankara'daki okullardan ziyade, Ankara'da öğrenci olmak teması üzerinde duracağız.

Ankara, ülkemizin en kalabalık ikinci şehri. Bu özelliğiyle çeşitli imkanları da beraberinde getiriyor. Burssuz okuyan ve bir yandan da çalışmayı düşünen öğrenciler için, Ankara'nın kalabalık bir şehir olması, yapılabilir farklı işleri de bünyesinde barındırıyor. Hem çalışıp hem okumak isteyen öğrenciler için Ankara'nın, büyük şehir olması sebebiyle diğer şehirlerden daha avantajlı olduğunu söylemekte fayda var.

Bunun dışında, büyük şehir Ankara'da sosyal imkanlar da alabildiğine fazla... Özellikle Çankaya gibi merkezi konumlarda bulunan birbirinden büyük alışveriş merkezlerinde, bir öğrencinin ihtiyacı olabilecek her şeyi bulabilir, birbirinden nezih kafe, sinema, tiyatro, ve sanat merkezinde güzel zaman geçirebilirsiniz. Hayatınızdaki en sosyal zamanlarınız muhtemelen üniversite zamanında olacak, bu yüzden üniversite seçerken bunu da göz ardı etmemenizi tavsiye ediyoruz.

Gelelim ulaşıma. Öğrenciler için bazen büyük bir sorun haline gelebilen ulaşım, Ankara'da sorun olmaktan çoktan çıkmış durumda. Devlete bağlı ve özel olarak çalışan otobüs-dolmuş gibi araçlarla öğrenci indirimlerinden de yararlanarak hiç sıkıntı yaşamadan dilediğiniz yere gidebilirsiniz. Bu da Ankara'nın büyük şehir sıfatıyla özdeşleşen bir diğer artı yönü.

Ankara'da öğrenci olmanın size sağlayacağı faydalardan bir tanesi de şüphesiz havaalanına sahip olmasıdır. Öğrenci olmak, çoğunlukla evden uzak olmak anlamına geldiğinden, özellikle sıla hasreti çeken öğrenciler, havaalanından binecekleri bir uçakla evlerine çok daha hızlı gidebilirler.

Ankara'da öğrenciler için önemli bir diğer unsur, sıcak kanlı Ankara İnsanı. Özellikle Kızılay Meydanı'na gittiğinizde görebileceğiniz insan popülasyonu sizi şaşırtabilir, ancak alışmakta zorluk çekmeyeceğinizi söyleyebiliriz, çünkü oynamadan duramayan Ankara İnsanı gerçekten çok sıcak kanlı.

Gelelim hayat standartlarına. Ankara'da kendi evinizi tutmak gibi bir düşünceniz varsa, ev kiraları 2014 yılı itibariyle, merkezi konumları baz alırsak 400-600 tl arasında değişiyor (elbette çok daha pahalı evler de yok değil), öte yandan devlet ve özel kurumlara bağlı çalışan yurtlar da yine siz öğrencileri bekliyor. Bu yurtlarda ise yine bir öğrencinin aklına gelebilecek bütün aktiviteler düşünülmüş. Çoğu yurdun kendi bünyesinde barındırdığı spor ve oyun salonları, kafeler, kaliteli oda servisleri gibi seçenekler de, yurt tercihi yaparken işinizi kolaylaştırıyor.

Ankara'nın belki de tek kötü yanı, İç Anadolu'da olması sebebiyle, sert ve kuru bir havası olması. Bu sebepten ötürü kışları gerçekten soğuk olabiliyor. Bu yüzden Ankara'da okumayı düşünüyorsanız, kışın gelecek olan doğalgaz faturalarına kendinizi şimdiden alıştırmanızda yarar var. 

Bu yazımızda Ankara'da okumayı düşünen öğrenciler için, kısaca Ankara'dan bahsedeceğiz. Yüksek öğrenim bazında ele alacağımız bu konu, özellikle üniversite öğrencilerini yakından ilgilendiriyor.

Ankara'da öğrenci olmanın size sağlayacağı imkanlardan ilki, şüphesiz dünya çapında adından söz ettiren birbirinden kaliteli üniversitelere sahip olmasıdır. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi devlete bağlı çalışan üniversiteler. Okulların başarısı ortada, dilerseniz internette küçük bir araştırma yaparak bu okullar hakkında detaylı bilgiye sahip olabilir, başarılarını bir kez daha görebilirsiniz.

Bu okulların yanısıra vakıflara bağlı çalışan üniversiteler de var. Bunlar; Atılım Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Çankaya Üniversitesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi ve Ufuk Üniversitesi.

Militarik bir eğitim almak isteyen öğrenciler ise tercihlerini Kara Harp Okulu, Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Polis Akademisi'nden yana kullanabilirler.

Bu okulların da birbirinden kaliteli olduklarını söylemekte fayda var. Zaten üniversite sınavına girmeye hazırlanıyor, ya da okul seçmeye çalışıyorsanız, bu üniversitelerden birkaçının adını muhakkak siz de duymuşsunuzdur. Detaylı bilgi için yine internette küçük bir araştırma yapılabilir, zira biz bu yazımızda Ankara'daki okullardan ziyade, Ankara'da öğrenci olmak teması üzerinde duracağız.

Ankara, ülkemizin en kalabalık ikinci şehri. Bu özelliğiyle çeşitli imkanları da beraberinde getiriyor. Burssuz okuyan ve bir yandan da çalışmayı düşünen öğrenciler için, Ankara'nın kalabalık bir şehir olması, yapılabilir farklı işleri de bünyesinde barındırıyor. Hem çalışıp hem okumak isteyen öğrenciler için Ankara'nın, büyük şehir olması sebebiyle diğer şehirlerden daha avantajlı olduğunu söylemekte fayda var.

Bunun dışında, büyük şehir Ankara'da sosyal imkanlar da alabildiğine fazla... Özellikle Çankaya gibi merkezi konumlarda bulunan birbirinden büyük alışveriş merkezlerinde, bir öğrencinin ihtiyacı olabilecek her şeyi bulabilir, birbirinden nezih kafe, sinema, tiyatro, ve sanat merkezinde güzel zaman geçirebilirsiniz. Hayatınızdaki en sosyal zamanlarınız muhtemelen üniversite zamanında olacak, bu yüzden üniversite seçerken bunu da göz ardı etmemenizi tavsiye ediyoruz.

Gelelim ulaşıma. Öğrenciler için bazen büyük bir sorun haline gelebilen ulaşım, Ankara'da sorun olmaktan çoktan çıkmış durumda. Devlete bağlı ve özel olarak çalışan otobüs-dolmuş gibi araçlarla öğrenci indirimlerinden de yararlanarak hiç sıkıntı yaşamadan dilediğiniz yere gidebilirsiniz. Bu da Ankara'nın büyük şehir sıfatıyla özdeşleşen bir diğer artı yönü.

Ankara'da öğrenci olmanın size sağlayacağı faydalardan bir tanesi de şüphesiz havaalanına sahip olmasıdır. Öğrenci olmak, çoğunlukla evden uzak olmak anlamına geldiğinden, özellikle sıla hasreti çeken öğrenciler, havaalanından binecekleri bir uçakla evlerine çok daha hızlı gidebilirler.

Ankara'da öğrenciler için önemli bir diğer unsur, sıcak kanlı Ankara İnsanı. Özellikle Kızılay Meydanı'na gittiğinizde görebileceğiniz insan popülasyonu sizi şaşırtabilir, ancak alışmakta zorluk çekmeyeceğinizi söyleyebiliriz, çünkü oynamadan duramayan Ankara İnsanı gerçekten çok sıcak kanlı.

Gelelim hayat standartlarına. Ankara'da kendi evinizi tutmak gibi bir düşünceniz varsa, ev kiraları 2014 yılı itibariyle, merkezi konumları baz alırsak 400-600 tl arasında değişiyor (elbette çok daha pahalı evler de yok değil), öte yandan devlet ve özel kurumlara bağlı çalışan yurtlar da yine siz öğrencileri bekliyor. Bu yurtlarda ise yine bir öğrencinin aklına gelebilecek bütün aktiviteler düşünülmüş. Çoğu yurdun kendi bünyesinde barındırdığı spor ve oyun salonları, kafeler, kaliteli oda servisleri gibi seçenekler de, yurt tercihi yaparken işinizi kolaylaştırıyor.

Ankara'nın belki de tek kötü yanı, İç Anadolu'da olması sebebiyle, sert ve kuru bir havası olması. Bu sebepten ötürü kışları gerçekten soğuk olabiliyor. Bu yüzden Ankara'da okumayı düşünüyorsanız, kışın gelecek olan doğalgaz faturalarına kendinizi şimdiden alıştırmanızda yarar var. 

 

Ankara'da Sanat

 

Bu yazımızda siz değerli okuyucularımız Ankara'nın sanat anlayışından bahsedeceğiz. İnsan kültürünün vazgeçilmez bir parçası olan sanat, Ankara insanının da vazgeçilmezlerinden. Şimdi gelin birlikte Ankara insanının sanatla olan ilişkisini kısaca ele alalım.

Ankara deyince ilk aklımıza gelen, elbette müzik. Gece hayatıyla sık sık adından söz ettiren Ankara, eğlenceye oldukça düşkün olan insanıyla neşeli bir şehir. Bu insanların böyle olmasında ise bir şeyin öyle büyük bir payı var ki, hiç kimse bunu yadsıyamaz. Neden mi bahsediyoruz? Elbette Ankara havasından...

Ankara havası deyince çoğumuzun aklına gelen ilk şey birçok televizyon kanalından da aşina olduğumuz gibi elindeki bağlamasına sesiyle eşlik eden, genellikle erkek sanatçılar ve onların etrafında dönen oyun havaları oluyor. Ankara insanı için vazgeçilmez olan bu müzik Ankara'yı Ankara yapan etkenlerden. Bir yörenin insanıyla bu kadar özdeşleşen bir müzik tarzı yeryüzünde pek nadir bulunacağından, biz de Ankara ve sanat temalarını yüksek ölçüde bu başlıkta birleştirerek yazımızın devamında  sizlere bu bağlamda bilgi vereceğiz.

Peki nedir Ankara havası? Ankara insanında yeri ne? Bu kadar sevilmesindeki sebepler nelerdir? Bu soruların cevabını yazımızın devamında bulabilirsiniz.

Ankara havası sadece Ankara'ya özgü bir müzik çeşidimiz. Hiç oynayacağı yokken bile insanı oynatma kapasitesine sahip, insanı kıpır kıpır eden, yerinde durdurmayan, icra edenlerin yanında olmazsa olmaz, çoğu zaman tahta kaşık da çalan dansçılarla bütünleşen Ankara havası özellikle eğlence günlerinde, düğünlerde ve gece hayatında kendine yer buluyor. Siz de belki canınızın sıkkın olduğu bir gün televizyon kanalları arasında gezinirken bunlardan birine denk gelmiş, can sıkıntınızın birdenbire yok olduğunu fark etmişsinizdir. Çünkü reddedilemeyecek kadar içe işleyen, insanı bir anda oynatmaya başlayan bir müzik tarzı Ankara havası. Misket, hüdayda, topal gibi artık klasikleşmiş türleriyle Ankara havası Ankara insanı için vazgeçilmez bir unsur.

Ankara havasının önemli birkaç temsilcisinden örnek vererek yazımıza devam edelim.

Ankaralı Turgut, Ankaralı Yasemin, Ankaralı Namık gibi önemli temsilcileri bulunan Ankara havası özellikle İç Anadolu insanı tarafından rağbet görüyor. Zevklerinize hitap etmeme olasılığı da elbette bulunan Ankara havası, yadsınamayacak kadar çok seviliyor. Özellikle 90'lı yıllarda "Hoplayıver çekirge, zıplayıver çekirge" diye başlayan nakaratlarla büyüyen bir nesil var ki, belki de farkında bile olmadan Ankara havasını sevmeye başladılar.

Genellikle uzun bağlama uverturlarıyla başlayan Ankara havalarını icra eden sanatçılara, çoğunlukla yöreye özgü dansçı kadın ve erkekler eşlik ediyor. Şarkı sözlerindeki neşeli yapılar ve dildeki basitlik sayesinde sanatçı ve dinleyici arasında da rahatça köprü kurduran Ankara havası, insanlar arasında da bütünleştirici rol oynuyor.
 

Bir müzik tarzının bu kadar sevilmesinde elbette orada yaşayan insan popülasyonunun da etkisi büyük. Klasik müzik dinleyicisine çok absürt gelebilecek bu müzik, Ankara insanı tarafından bir kültür mirası olarak görülüyor. Çoğu Ankaralı çocuk daha küçüklükten eline bir bağlama alıp bu havaları öğrenmeye başlıyor ve çevresinden yoğun ilgi görüyor. Ankara insanının bu müziklerle kendinden geçmesini, yine Ankara insanının dert içinde boğulmak istemeyen, kafa dağıtmayı seven, neşeli yapısına bağlamak büyük bir ölçüde doğru olacaktır. 

Ankara havası dışında, elbette her şehirde olduğu gibi Ankara'da da farklı sanat dallarına ilgi gösteriliyor. Ancak bu sanat dalları Ankara havası gibi, Ankara ile yeteri kadar bütünleşmiyor. Ankara insanı deyince aklımıza şen şakrak, oynamayı seven insanlar geliyorsa bunu Ankara havasına borçluyuz. Dileriz ki bu müzik tarzı, yozlaşmaya uğramadan faaliyetini sürdürür ve bizden sonraki nesiller de ellerine birer kaşık alıp oynamaya başlayabilirler.

 

 Ankara'nın Tarihi ve Tarihi Yerleri

 

Bu yazımızda siz kıymetli okuyucularımıza Ankara'nın tarihinden bahsedeceğiz. Geçmişten bugüne Ankara'nın Ankara olmasında rol oynayan farklı etkenleri kısaca bu makale altında toplayarak sizlere genel bir bilgilendirme yapacağız.

Ankara deyince, ilk olarak Ankara isminin Yunanca Ânkyra, yani "çapa" anlamına geldiğini belirtmekte fayda var.

Ankara'nın tarihi, ta Tunç Çağı döneminde yaşayan Hatti uygarlığına kadar uzanıyor. Bunun yanına milattan önce Hitit uygarlığı dönemi, Frigya uygarlığı dönemi ve sonrasında Lidyalılar,  Persler, Makedonlar, Galatyalılar, Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu ve nihayet Ankara'nın şu anki Türkiye sınırları içerisinde yer almasıyla ilişkisi olan Selçuklular ve Osmanlı İmparatorluğu dönemleri Ankara'nın tarihinde es geçilmemesi gereken önemli yerlere sahip.

Söze başlamadan Ankara'nın başkent olma tarihinden öncesinde bile, dünyaca ünlü Paris, Londra, Madrid ve İstanbul gibi önemli merkezlerden bile daha eski bir tarihi olduğunu söylesek belki de sizi şaşırtabiliriz. Uzun bir dönem hristiyanlık dini etrafında türlü trajediler yaşanan (daha detaylı bilgi için Diocletian devrini araştırmanızı tavsiye ederiz) bu kentin tarihi oldukça eskilere dayanıyor. Günümüzde dönemin önemli kiliselerinden olan ve adını zamanında hristiyanlık karşıtı zulüm gören bir piskopostan alan St. Clement Kilisesi'ne ait kalıntıları hala Ulus Meydanı'nda Işıklar Caddesi'ne uğrayarak görebilirsiniz. Bunun yanında bir dönemin göz açtırmayan komutanlarından Büyük İskender M.Ö 333 yılında Ankara'yı fethediyor. Kısacası ülkemizin başkenti önemli bir yer olma görevini çok eskilerden beri hakkıyla üstleniyor. Biz bu yazıda Ankara'nın daha çok bizimle ilgili kısımlarına değineceğimizden, konuya diğer uygarlıklardan ziyade Bizans İmparatorluğu ile başlamayı uygun gördük.

Bizans İmparatorluğu, hepimizin bildiği gibi bir dönem dünyaya damgasını vurmuş, etrafına korku salan bir imparatorluk idi. Ve Ankara, 4. yüzyılda imparatorluğun tatil mekanı halindeydi. O zamanın İstanbul'u olan Constantinople Doğu Roma'nın merkezi olduktan sonra imparatorlar, boğazın nemli havası yerine daha çok kuru bir dağ havası vaadeden Ankara'yı tercih ediyorlar. Hatta II. Theodosius gibi yazın sarayını Ankara'ya taşıyacak kadar keyif düşkünü imparatorlar bile yok değil.

O dönem Ankara, Bizans İmparatorluğu için askeri ve lojistik yönlerden de çok önemliydi. Bu sebeplerden 6. yüzyıldan sonra birçok kez farklı Arap ordularının eline geçmesine rağmen, 11. yüzyıla kadar Ankara Bizans İmparatorluğu himayesinde kalan bir şehir oluyor.

Şimdi gelelim Ankara'nın Türkleşme sürecine. 1071 yılında Selçuklu Sultan'ı Alparslan Malazgirt savaşı sonrasında elde ettiği büyük zaferle Anadolu'nun kapılarını Türklere açıyor. Bundan 2 yıl sonra, 1073'te ise Ankara da bu topraklara ekleniyor. Daha sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun ikinci sultanı Orhan Bey 1356 yılında şehri fethediyor.

Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'nda yenilmesiyle Sevr Antlaşmasına dayanan ve diğer birçok il gibi Ankara'yı da aralarında paylaşmak isteyen itilaf devletlerine cevap ise , 1920 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ten geliyor.Yine Ankara'da başlayan direniş hareketi 29 Ekim 1923 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nun yerine Türkiye Cumhuriyeti'ni getiriyor. Türk Milleti ve Mustafa Kemal Atatürk'ün paha biçilemez emekleriyle kurulan bu cumhuriyetin başkenti olan Ankara ise, başkentlik görevini 13 Ekim 1923'te İstanbul'un yerine geçerek devralıyor.

Yeni kurulan bu Türk Cumhuriyeti'nin başkenti olarak Ankara, eski bölümlerden oluşan Ulus ve yeni bölüm olan Yenişehir olmak üzere ikiye bölünüyor. Roma, Bizans ve Osmanlı dönemini yansıtan eski yapılar ve dar bir şekilde uzanan sokaklar eski bölümleri betimlerken, geniş caddeler, oteller, tiyatrolar, alışveriş merkezleri ve yüksek binalarıyla yeni bölüm ise (şimdiki Kızılay civarı) daha modern bir çizgi izleyerek Mustafa Kemal Atatürk'ün nasıl bir Türkiye hayal ettiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Günümüze kadar sürekli gelişerek büyüyen Ankara geçmiş tarihlerde de en az şimdiki kadar önemli bir şehir. Umuyoruz ki bu önemli şehir, ebediyen ülkemizin başkenti olarak varlığını sürdürür...

Bu yazımızın konusu Ankara deyince aklımıza gelen tarihi yerler olacak. Ülkemiz tarihi bakımından oldukça önemli bir yere sahip olan bu yerler, birbirinden etkileyici hikayelere sahip. Şimdi gelin birlikte bu tarihi yerlere kısaca göz atalım.

Bahsedeceğimiz ilk yapı Ankara Ulus'ta Hacı Bayram Camii yanında bulunan "Augustus Tapınağı" olacak. Eski çağlardan günümüze ulaşan tapınak eski dönem Roma İmparatoru Augustus'a olan bağlılığı ifade etmek üzere yapılmış. Daha sonra 5. yüzyılda ise Bizans İmparatorluğu tarafından kiliseye çevrilen tapınağın günümüzde yalnızca iki yan duvarı ve kapısı ayakta duruyor. Tapınağı gezdikten sonra ise hemen bitişiğindeki, 15. yüzyıldan kalma Hacı Bayram Camii'yi de gezebilirsiniz. 

Yine Ulus'ta bulunan ve 362 yılında İmparator Jülien'in Ankara'ya yaptığı ziyaret anısına dikildiği düşünülen "Jülien Sütunu" de tarih kokan bir diğer yapımız. 15 metre yüksekliğinde, kare bir kaidenin üzerine üst üste koyulan daire şeklindeki taşlar sayesinde inşa edilen sütun, Defterdarlık ve Valilik Binası arasındaki küçük meydanda bulunuyor.

Ulus'tan çıkıp Ankara'ya 60 kilometre uzaklıkta bulunan Haymana civarına giderseniz, "Gavurkale" kaya kabartmasını da görebilirsiniz. Üzerinde ikisi ayakta ve biri oturur vaziyette 3 tanrı figürü barındıran kabartma, Hitit döneminde düz ve yüksek bir alan elde etmek için düzenlenen ve günümüze ulaşan "Gavurkale"de oldukça ilgi görüyor.

Yine Haymana ilçesinde bulabileceğiniz bir yer "Külhöyük". Gavurkale'ye yakınlığı sebebiyle eski dönem Hititlerin burada yaşadığı düşünülüyor. Hititlere ait bir mimari gelenek olan "monümental potern" mimarisi üzerine kurulan gizli bir sarnıç da bu önermeyi güçlendiren faktörlerden.

Gelelim kalelere. Yapılış tarihi kesin olarak bilinmeyen ve günümüzde Ankara'nın simgelerinden birisi olmuş "Ankara Kalesi" bu kalelerin belki de en önemlisi. Milattan önce 2. yüzyılda Galatlar döneminde de var olduğu bilinen, daha sonra Romalılar döneminde onarılan kalenin, büyük ihtimalle 7. yüzyılda Bizanslılar tarafından inşa edildiği düşünülüyor. Günümüze ulaşması için ise kalenin 9. yüzyılda Arap saldırısı sebebiyle Bizans tarafından onarılması, 1073'te Selçukluların, 1101'de ise Haçlıların eline geçmesi, 1227 yılında Selçuklular tarafından tekrar geri alınması ve onu takip eden Osmanlılar döneminden geçmesi gerekmiş. İçinde İlhanlılara ait 1330 yılından kalma bir yazıt da bulunduran kale bugün yapılan restorasyonlar sayesinde ziyaretçilere açık.

Ankara'nın bir diğer tarihi kalesi ise Kalecik Kalesi. Ankara'dan 78 kilometre uzaklıkta bulunan bu kale de Bizans döneminden kalma tarihi eserlerimizden.

Kalelerden çıkıp hanlara dönecek olursak, Ankara'da tarihi 3 adet de han bulunuyor. Bunlar; Suluhan, Çengel Han ve Zağfiran (Safran) Hanı. Sırasıyla 1685, 1522 ve 1512 yıllarında yapıldıkları düşünülen kaleler, günümüze gelene dek epey hasar görmüş olmalarına karşın hala ziyaretçilerin yoğun ilgisini görüyor.

Hazır 15. yüzyıldayken, "Eski Hamam"dan bahsetmemek de olmaz. Gazi Lisesi'nin tam karşısında bulunan hamamın soyunma kısmı tamamen yıkılmış durumda, ancak sıcak-soğuk su bölümleri ve külhan dahil olmak üzere geri kalanı dimdik ayakta duruyor.

"Karacabey" ve "Roma" da, Ankara'da bulunan 2 tarihi hamam ismi. 1444 yılında yapılan ve Talat Paşa Bulvarı üzerinde bulunan "Karacabey Hamamı"na, 211-217 yılları arasında inşa edildiği düşünülen ve Ulus Meydanı-Çankırı Caddesi üzerinde bulunan "Roma Hamamı" eşlik ediyor.

Ankara ayrıca birbirinden değerli tarihi camiilere de ev sahipliği yapan bir şehrimiz. Yazımızı burada noktalarken, bu camiileri de yapılış tarihleriyle birlikte sizlerle paylaşıyoruz.

Ağaç Ayak Camii (1705), Ahi Yakup Camii (1391), Alaeddin Camii (1178), Aslanhane Camii (13. yüzyıl), Cenab-ı Ahmet Camii (1566), Hacı Bayram Camii (1427-1428), Karacabey Camii (15. yüzyıl), Çiçekçioğlu Camii (17. yüzyıl), Tacettin Camii (1901-1902), Kocatepe Camii (16. yüzyıl), Mimarzade Camii (18. yüzyıl), Zincirli Camii (17. yüzyıl).

 

Ankara'da Nerelerde Alışveriş Yapılır?

Bu yazımızda Ankara'da nerede alışveriş yapılır sorusuna cevap arayacağız. Eğer Ankara'da yaşayan bir alışveriş tutkunuysanız bu yazıyı okumanızda fayda var.

Her şeyden önce Ankara'nın alışveriş merkezi sayısı bakımından, ülkede zirveye oynadığını söylemek gerek. Birbirinden büyük alışveriş merkezleri, ülkenin en kalabalık ikinci şehrinin ihtiyaçlarını karşılamak için durmaksızın çalışıyor. İşte sizler için derlediğimiz, Ankara'da hizmet veren alışveriş merkezlerinden bazıları:

Çankaya'da bulunan 365 Alışveriş Merkezi içerisinde Migros ve Koçtaş gibi büyük markaları da barındırıyor.

Acity, Ankara - İstanbul yolu üzerinde bulunuyor ve mini paten pistiyle özellikle çocukların gözdesi.

Mamak'ta bulunan Anatolium Ankara, Ikea gibi dünya çapında bir markaya ev sahipliği yapması tercih sebeplerinden.

Ankamall içinde 9 sinema salonu, migros ve yüzlerce alışveriş merkeziyle Akköprü'de bulunuyor.

Çankaya'da boy gösteren Ankuva çok lükse ilgisi olanlar için...

Anse ise, özellikle ev ihtiyaçlarını karşılamak üzere Etimesgut'ta hizmet veren bir alışveriş merkezi.

Bu mağazaların yanına aşağıdaki alışveriş merkezlerini de eklemek mümkün:

Antares Alışveriş ve Yaşam Merkezi (Etlik)

Arcadium Alışveriş Merkezi (Yenimahalle)

Armada (Söğütözü)

Atakule (Çankaya)

Atlantis City (Yenimahalle)

Bilkent Center (Çankaya)

Carrefour Ankara (Batıkent)

Cepa Alışveriş Merkezi (Çankaya)

Dolphin Alışveriş Merkezi (Etimesgut)

Forum Ankara (Keçiören)

Ftz (Keçiören)

Galleria (Yenimahalle)

Gordion Alışveriş Merkezi (Yenimahalle)

Grossmall (Keçiören)

Karum (Çankaya)

Kentpark Alışveriş Merkezi (Çankaya)

Kızılay Alışveriş Merkezi (Kızılay)

Mesa Plaza Alışveriş Merkezi (Yenimahalle)

Minasera (Yenimahalle)

Nata Vega Alışveriş Merkezi (Mamak)

Next Level Alışveriş Merkezi (Çankaya)

Optimum Outlet ve Eğlence Merkezi (Etimesgut)

Panora Alışveriş Merkezi (Çankaya)

Taurus Alışveriş Merkezi (Çankaya)

Tepe Prime Alışveriş Merkezi (Çankaya)

Fark ettiğiniz üzere, alışveriş merkezleri genellikle Çankaya, Yenimahalle ve Etimesgut gibi kalabalık yerlerde boy gösteriyor. Geniş bir ulaşım ağına sahip Ankara'da bu adreslere ulaşmak gayet kolay. Kendi aracıyla gitmek isteyen okuyucularımız ise hiç endişelenmesinler, çünkü bu merkezler size kendi otoparklarını tahsis ediyorlar.

Yukarıda liste halinde sunduğumuz alışveriş merkezlerinde, aklınıza gelebilecek bütün markaların ürünlerini bulabilir, kafe ve restaurantlarda farklı lezzetler tadabilirsiniz. Ayrıca bu alışveriş merkezlerinin hemen hemen hepsi, içlerinde sinema salonları da barındırıyor. Bundan birkaç yıl öncesine kadar kimi zaman bulmakta zorlanılan sinema salonları, alışveriş merkezi sayısının hızla artmasıyla gittikçe ulaşılması kolay yerler haline geldiler.

 Alışveriş merkezi kültürüne yeteri kadar değindiğimizi düşünerek yazımıza devam edelim.

Alışveriş merkezleri günden güne çoğalıp büyüyedursun, öte yanda dükkan dükkan gezmeyi seven, pazarlık etmeden asla bir şey almayan, eski değer mirasçılarını göz ardı etmek mümkün olamaz. Öyle ki bu insanlar büyük alışveriş merkezlerinden ziyade, genellikle bir cadde üzerinde konumlanmış birbirinden farklı onlarca daha küçük alışveriş merkezini tercih ederler. Siz de bu kategoriye giriyorsanız, Ankara'da her şeyi bulabileceğiniz bir yer var. Burası elbette Kızılay Meydanı.

Ankara ile özdeşleşen Kızılay Meydanı'na Ankara'nın her semtinden ulaşım mümkün. Aklınıza gelebilecek bütün ürünleri bulabileceğiniz Kızılay Meydanı gün içerisinde alışveriş sevenlerin yoğun talebini görüyor. Sıra sıra dizilmiş dükkanlardan size hitap edenine girerek alışveriş yapabilir, ayrıca farklı onlarca büfe, lokanta ve restaurantta mola verebilirsiniz. Ankara'nın en bilindik yeri olan Kızılay Meydanı ihtiyacınız ne olursa olsun karşılayacaktır.

Kızılay Meydanı'nın yanı sıra Ankara'da her semtte alışveriş yapmak elbette mümkün. Ancak ihtiyaçlarınızı en iyi şekilde karşılamak için size yukarıda bahsettiğimiz yerlerden birine gitmeye tavsiye ediyoruz.

 

Ankara'da Neler Meşhur, Neleri Yenir Nereleri Gezilir? Turizm

Ankara'nın Lezzet Durakları

Evet, lezzet duraklarımızdan ilkinin adı: Kukla Kebap. Özellikle Adanalıysanız, ya da kebap sizin için vazgeçilmez bir lezzet ise, kesinlikle gitmeniz gereken yer Ankara Balgat'ta bulunan Kukla Kebap. Sabah 11:00'den akşam 23:00'a kadar hizmet veren Kukla Kebap, içeri girdiğinizde kolayca idrak edebileceğiniz gibi gayet titiz, özenli ve şık bir lezzet durağı. Ayrıca ismini aldığı yer olan kuklaları sayesinde, yanınızda sürekli "Çok sıkıldım" diyebilecek çocuklarınız da olmayacak. Firma müşterilerine en iyi hizmeti verebilmek için sadece çocuklara özel kuklalar çalıştırıyor. Onlar çocuklarınız ile ilgilenirken siz de rahatlıkla yemeğinizi yiyebiliyorsunuz.

Yolunuz Balgat taraflarına düşmüyorsa, ya da kebap sevmiyorum diyorsanız, size verebileceğimiz ikinci adresimizin adı; Boğaziçi Lokantası. "Lokantacılık Sanattır" anlayışıyla 50 yılı aşkın süredir hizmet veren ve kalitesiyle her daim gittikçe çıtayı yükselten Boğaziçi Lokantası damak tadınız için size birbirinden lezzetli menüler vaadediyor. Babadan oğula geçen bu lezzet durağına gitmek için ise Çankaya'ya doğru yol almanızda fayda var.

Gelelim vejeteryanlara, ya da biraz daha farklı lezzetler arayanlara. Merak etmeyin, Ankara'da size de hitap edecek birbirinden güzel yerler mevcut. Biz ise sizlere yine en iyilerinden birkaç tanesini söyleyeceğiz.

Damak tadınız daha çok zeytinyağlılar, salatalar ya da deniz mahsullerinden oluşuyorsa gidilebilecek ilk yer, belki de Tenes Restaurant'tır. Boğaziçi Lokantası gibi Tenes Restaurant da Çankaya da bulunuyor. Ne de olsa başkent, elbette en iyileri bünyesinde barındıracak. Herneyse, konuyu dağıtmadan gelelim Tenes Restaurant'ın size neler sunabileceğine. Aklınıza zeytinyağlı ile ilgili ne geliyorsa, rahatlıkla söyleyebiliriz ki doğru yerdesiniz. Zeytinyağlı sebzeli kalamar dolma, asma yaprağından levrek, ve onlarca farklı çeşidiyle Tenes Restaurant damak tadınıza hitap edecektir. Bunların yanısıra birbirinden farklı ve lezzetli salataları (özellikle Girit ve Pavurya'yı denemeden geçmeyin) yemeklerinizin yanında harika bir tamamlayıcı oluyor. Bunların yanına bir de Bozcaada şarapları ekleniyor ki, sormayın gitsin. Unutamayacağınız bir lezzet şöleni için Tenes'i bir ziyaret etmekte fayda var.

Gelelim dünya mutfağına. İtalyan mutfağı ilginizi çekiyorsa es geçmemeniz gereken bir durak var: Pastarito Restaurant. İtalyanın gurur kaynaklarından birisi olan restaurant zinciri birkaç yıldır Ankara Çankaya'da da hizmet veriyor. Deniz ürünlerinden et yemeklerine, makarnalardan pizzalara, soslardan ekmeklere kadar  İtalya ile ilgili bütün lezzetleri kocaman tabaklarda servis eden restaurantın ilkesi ise "Evlerde Uygulanan Tariflere Bağlılık".

İtalyan mutfağı hoşunuza gitmiyorsa, şehrin içinde ancak şehirden uzak olmak istiyorsanız bir diğer lezzet durağımıza göz atmanız gerek; Cafe De Paris. Yemyeşil bir bahçe içerisinde 100 kişilik bir salon düşünün. Bunun yanına tarifi sır gibi saklanan mükemmel bir soslu bonfile ekleyin. Kırmızı şarabın da eşlik ettiği bu lezzeti, böyle bir mekanda yemek size gerçekten unutamayacağınız bir deneyim sunacak. Cafe de Paris'in yaptığı en iyi işlerden birisi ise cuma, cumartesi geceleri damak tadınızın yanında mekanda yapılan canlı müzik ile kulağınıza da hitap ediyor oluşu. Her gün saat 12:00 - 23:00 arasında açık olan Cafe de Paris te, yine Çankaya'da hizmet veriyor.

Bu yazımızda siz değerli okuyucularımıza Ankara'da damak tadınıza uygun lezzetler vaadeden birkaç lezzet durağından bahsettik. Bu durakların yanında yine yolunuz düşerse rahatlıkla ziyaret edebileceğiniz Meşrep Restaurant (Çankaya), Lale Restaurant (Abidinpaşa), özellikle kebap düşkünlerine hizmet veren Kebabistan Restaurant (Gaziosmanpaşa), Etrak Restaurant (Çankaya), Çalgan Et Lokantası (Yenimahalle), sıcak ve samimi ortamıyla kendinden söz ettiren Meşrep Restaurant (Çankaya) gibi duraklar da siz lezzet avcıları için her daim hazır.

Bu yazımızın konusu yurdun başkenti olan Ankara'nın turizmdeki önemi olacak. Ülkemizin İç Anadolu bölgesinde bulunan Ankara'da turizm amaçlı bulunmak gibi bir düşünceniz varsa bu yazıdan faydalanabileceğinizi söylemekte yarar var.

Şimdi gelin, birbirinden etkileyici bu harikalara şöyle bir göz atalım.

Öncelikle bir Türk vatandaşı olarak, Ankara'da turizm amaçlı bulunuyorsanız gitmek isteyeceğiniz ilk yer Anıtkabir olabilir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kalbi niteliğindeki bu anıtsal yapıyı yakından görmek elbette tavsiye listemizin başında geliyor. Anıtkabir geziniz tamamlandıktan sonra ise soluğu aşağıda liste halinde verdiğimiz müzelerden birinde alabilirsiniz. Hepsi birbirinden değerli hazineler barındıran, tarihe ışık tutan bu müzelerin listesi şöyle;

1- Rahmi Koç Müzesi

2- Kurtuluş Savaşı Müzesi

3- Atatürk Evi Müzesi

4- Anadolu Medeniyetler Müzesi

5- Ulucanlar Cezaevi Müzesi

6- Etnografya Müzesi

7- Vakıf Eserleri Müzesi

8- ODTÜ Bilim ve Teknoloji Müzesi

9- Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi

10- Çankaya Atatürk Müzesi

Yukarıda isimlerini paylaştığımız müzeler ilginizi çekmiyorsa, internette şöyle bir gezinmekte fayda var, zira ülkenin en kalabalık 2. şehri olan bu şehirde daha da fazlasını bulmak mümkün. Ancak yukarıdakilerden hangisine gideyim derseniz, özellikle tarih meraklıları için 2,3,4,6 ve 10 numaralı müzeleri tavsiye etmekte sakınca görmüyoruz. Bunun dışında teknolojik gelişmeler ilginizi çekiyorsa 8 numara kaçırmamanız gereken bir fırsat. Sanatseverler ise özellikle 9 numaralı müzeyi tercih edebilirler.

Herneyse, müzelere şöyle genel bir değindikten sonra gelelim Ankara'da ziyaret edilebilecek diğer yerlere.

Haymana sınırları içerisinde olan Gavur kalesi ile ismini verdiği Kalecik'te bulunan Kalecik Kalesi kesinlikle görülmeye değer. Kalelerin yanında yine kültürel mirasımız olan birkaç camii de mevcut, bunlar; Hacı Bayram Camii, Ahi Elvan Camii, Alaaddin Camii, Aslanhane Camii, Cenabi Ahmet Paşa Camii, Hacı Musa Camii ve Koca Tepe Camii gibi saymakla bitmeyecek kadar çok camii de görülmeye değer. Bunun yanı sıra yine tarihi bir yapı olan Karacabey ve Şengül Hamamları da görülmeye değer.

Ankara sokaklarında gezerken eski Anadolu'yu yansıtan Ankara evlerine de rastlayabilirsiniz. Tarihi değerleri günümüze getiren bu evler de görülmeye değer.

Okumayı seven birisiyseniz, Türkiye'nin en büyük kütüphanesi olan Milli Kütüphane gitmeniz gereken bir diğer mekan. Gayet modern bir yapıya sahip olan bu kütüphanede çok eski eserler bile bulmanız mümkün. Dünyada tek nüshası bulunan Muradname, yine bu kütüphanededir.

Tarih severleri yeteri kadar bilgilendirebildiysek, gelelim doğa severlere. Doğa severler için Ankara'da gidilebilecek en iyi yerlerden birisi, bütün kış karla kaplı olan Elmadağ'dır. Ankara'ya 25 km uzaklıkta bulunan Elmadağ'da "Elmadağ Dağ Evi" ve "Elmadağ Kayak Merkezi" özellikle kış sporları ile ilgilinenlerin yoğun ilgisini görüyor.

Bunun dışında Haymana mağara ve kaplıcaları yine turistlerin gezmeyi sevdiği yerlerin başında geliyor. Kaplıcaların çocuk felci, kadın hastalıklarına, romatizma ve nefrit gibi hastalıklara iyi geldiği gözlemleniyor.

Atatürk Orman Çiftliği de yine doğa severlerin uğrak noktası. İçerisinde yüzme havuzu, hayvanat bahçesi ve çeşitli tesisleri de barındıran çiftlik, zamanında Atatürk'ün isteği üzerine yaptırılarak günümüze ulaştırılmış.

Bu saydıklarımızın dışında ayrıca Çubuk Barajı, Gölbaşı, Karagül, Söğütözü, Ayaş Beli, Dikmen, Beymen Ormanları, Soğuksu, Sarıyer Barajı, Beypazarı Tekedağı, Karagöl Ormanı, Deliktaş Ormanı, Milli Park ve Çamkörü de Ankara'nın ziyaret edilmeye değer turistik yerlerinden.

Ayrıca sadece Ankara'da yetişen ve bütün dünyanın ilgisini gören Ankara Keçisi, Ankara Kedisi ve Ankara Tavşanı da Ankara'ya gitmişken görülmesi gereken hayvanlar diyerek yazımızı noktalıyoruz. Ankara görülecek birçok güzelliğe sahip, hepsi de siz ziyaretçilerin ilgisini bekliyor...

 

Ankara'da Gezilecek Yerler ve Önemi

Bu yazımızda siz değerli okuyucularımıza yolunuz bir gün Ankara'ya düşerse es geçmemeniz gereken birbirinden  önemli yerlerden bahsedeceğiz.

Bu yerlerden belki de en önemlisi Mustafa Kemal Atatürk'e adanmış olan Anıtkabir'dir. 11 Eylül 1953 yılında tamamlanan bu görkemli yapıyı görülmesi gereken yerlerin ilk sırasına koysak herhalde bize kimse kızmaz.

Ülkemizin kurucusunu ziyaret ettikten sonra, gelelim bu ülkenin başkentinin diğer gezilecek yerlerine...

Bu yerlerin başını elbette ki Kızılay Meydanı çekiyor. İstanbul'u Taksim Meydanı ile özdeşleştirebiliyorsak, Ankarayı'da Kızılay Meydanı ile özdeşleştirebiliriz. Ankara'nın en merkezi meydanı konumunda olan Kızılay Meydanı'nda kendi zevkinize özgü onlarca alışveriş merkezi, günün stresini atabileceğiniz (özellikle ilk gün yorgunu gezginler için) eğlence mekanları, sayısız kafe, bar, sanat ve kültür merkezleri bulabilir, keyifli vakit geçirebilirsiniz. Farklı popülasyonları bir arada görme imkanı sunan Kızılay Meydanı ihtiyaçlarınızı sonuna kadar karşılayabilir. Ancak kafa dinlemek, sessiz bir akşamda kahvenizi yudumlarken ciğerlerinizi oksijenle doldurmak gibi dertleriniz var ise belki de Kızılay Meydanı yerine Atatürk Orman Çiftliği'ne gitmeniz sizin için daha iyi bir seçimdir.

Atatürk Orman Çiftliğinden kısaca bahsetmek gerekirse, 52 bin dönümlük bir arazi üzerinde bulunan çiftlik Mustafa Kemal Atatürk'ün isteği üzerine kuruluyor.  İçerisinde farklı tesisleri bulunduran çiftlikte ateş yakmamak kaydı ile piknik yapabilir, kafe ve lokantalara uğrayabilirsiniz. Her gün 08.00 - 17.00 saatleri arasında ise bu çiftliğin günümüze kadar ulaşmasını sağlayan adama armağan edilen Atatürk Evi Müzesi'ni de ziyaret etmenizi tavsiye ediyoruz.

Söz hazır müzelere gelmişken, Ankara gibi bir yerden hiç müze görmeden ayrılmak olmaz. Gelin birlikte Ankara'nın en bilindik müze ve tarihi mekanlarına şöyle bir göz atalım.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi, içerisinde adından da anlaşılacağı üzere eskiden bu topraklar üzerinde yaşamış medeniyetlere ışık tutan eserleri barındıran bir müze. Tarihe ilgi duyuyorsanız Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ni gezmek size çok şey katacaktır.

Bu müzenin dışında çok eski bir yapı olan Ankara Kalesi, yapılışı ta Firigyalılara dayanan Augustus Tapınağı, bu ülkenin destanlarından en önemlisini en ince ayrıntılarına kadar anlatan Kurtuluş Savaşı Müzesi, Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Çengelhan Rahmi Koç Müzesi gibi birbirinden önemli yerleri gezebilirsiniz. Ankara ayrıca dini motifleriyle de zengin bir ilimiz. Kocatepe Camii,  Ahmet Hamdi Akseki Camii, Hacı Bayram Camii, Arslanhane Camii de görülmeye değer...

Ankara'ya giderken yanınızda çocuklarınız varsa, ya da "Ben kendim çocuk ruhluyum" diyorsanız size tavsiye edeceğimiz yer elbette Ankara Hayvanat Bahçesi olacak. İçinde onlarca hayvan çeşidi barındıran, Türkiye'nin en büyük hayvanat bahçelerinden birisi olan Ankara Hayvanat Bahçesi kesinlikle görülmeye değer. Giderken fotoğraf makinenizi yanınıza almayı sakın unutmayın.

Hayvanlar ilginizi haddinden fazla çekiyorsa, buradan çıkıp doğruca Aqua Vega Akvaryum'a gidebilirsiniz. İçerisinde binlerce balık türünü barındıran akvaryum Ankara'nın en büyük akvaryumlarından birisi olma özelliğini de bünyesinde barındırıyor. Camdan oluşan tünelleriyle sizi su yaşamından ayıran Aqua Vega, bu özelliğiyle sanki gerçekten suyun altındaymışsınız gibi hissetmenize sebep olabilir...

İçinizdeki çocuğun ateşi hala sönmediyse gitmeniz gereken tek yer: Ankara Oyuncak Müzesi. Birbirinden farklı yüzlerce oyuncağı görmek sizde çocukluğunuza geri dönme isteği yaratabilir.

Ankara'da özellikle sanat severlerin ilgisini çekecek yerler de yok değil. Ankara Tiyatroları, CerModern bunlardan sadece ikisi.

Kısaca toplamak gerekirse, Ankara içerisinde gerçekten görülmeye değer yerleri barındıran bir il. Ülkenin başkenti olma sorumluluğuyla hareket edilerek yapılan bütün bu mimari oluşumları görmeden Ankara'dan geçmeyin. 

Bu yazımızın konusu Ankara deyince aklımıza gelen, Ankara'yı betimlemekte kullanmadan geçemeyeceğimiz, Ankara'ya özgü değerler. Gelin birlikte Ankara'nın neleri meşhur şöyle bir göz atalım.

Konumuz madem Ankara ile ilgili, bahsetmeden geçemeyeceğimiz ögelerin başında elbette Anıtkabir geliyor. Ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün ebedi istirahatgahı görevini üstlenen Anıtkabir, Ankara deyince akla ilk gelen ögelerden. Bunun yanısıra Ankara Altındağ'da bulunan, ta Bizans döneminden günümüze Osmanlı döneminde yaşayan İbrahim Paşa vasıtasıyla onarılarak getirilen Ankara Kalesi, ihtişamıyla özellikle geceleri insanı büyülemekte hiç zorluk çekmiyor. Her yıl çeşitli festivallere de ev sahipliği yapan, 110 m'lik yüksekliğe sahip kale özellikle tarih severlerin yoğun ilgisini çekiyor.  Bu kalenin yanısıra Ankara'da tarih severlerin ilgisini çekecek daha birçok yapı mevcut. Bunlardan bazıları; Kalecik Kalesi, Akköprü, Suluhan, Çengel Han, Zağfiran Hanı, Eski Hamam, Karacabey Hamamı, Roma Hamamı, Güvenlik Anıtı, Mimar Sinan Anıtı, Mithat Paşa Anıtı, Ulus Cumhuriyet Anıtı, Zafer Anıtı, Ağaç Ayak Camii, Ahi Elvan Camii, Ahi Yakup Camii ve Kocatepe Camii... Gezilip görülmeyi sonuna kadar hak eden bu yapıları görmek, geçmiş zamanların yaşantılarını iliklerinize kadar hissetmenize sebep olabilir.

Ankara deyince akıllara gelen bir diğer husus, kesinlikle gece hayatıdır. Pavyon kültürünün hat safhada yaşandığı bir ilimiz Ankara. İçki sofraları ve yoğunlukla Ankara'ya özgü müzikler ille harmanlanan pavyonlar Ankara'nın bir diğer meşhur ögesi. "Ankara'nın bağları, büklüm büklüm yolları, ne zaman sarhoş oldum ben?" sözleri gece hayatının  Ankara hayatındaki yerini açıkça gözler önüne seriyor.

Gelelim yemekler. Meşhur yemeklerine şöyle bir göz atarsak; bayat ekmeklerin üzerine çorba dökerek hazırlanan papara, bulgur ve kıymanın mükemmel birlikteliğinden doğan tiritli köfte,  Ankara'ya özgü efelek dolması, köfte görüntüsünde peynirlerden oluşan omaç, ayrıca carcıran, şirden dolması (bumbar), mıhlama, altüst böreği, mucirim köftesi gibi lezzetler kesinlikle denemeye değer.

Yemeklere de şöyle bir göz attıktan sonra gelelim Ankara'nın tarihi ve coğrafi yanlarına. Ankara ülkemizin İç Anadolu bölgesinde yer aldığından, buna uygun iklim şartlarına sahip. Sakarya ve Kızılırmak arasında arasında yer alan Ankara'da  buğday, yulaf, arpa, çeşitli baklagiller, şeker pancarı, kavun, karpuz ve patates gibi gıda ürünleri yine bizim "meşhur" kategorimize giriyor.

Ankara demişken, Ankara ile sembolleşmiş 3 adet de hayvan türü mevcut. Bunlar elbette Ankara'ya özel, sevimli mi sevimli, kendini sevdirmeden bırakmayan Ankara Kedisi, tiftik adıyla da bilinen, tekstilde oldukça fazla kullanılan tüylere sahip Ankara'ya özgü bir keçi olan Ankara Keçisi ve tüylerinin sıcaklığı sebebiyle bütün dünyaya ihraç edilen yine Ankara'ya özgü Ankara Tavşanı...

Bu hayvanlar sadece Ankara'ya özgü ve buradan dünyaya ithal ediliyorlar, bu yüzden Ankara deyince bu hayvanları göz ardı etmek söz konusu bile olamaz.

Gelelim Ankara'yı Ankara yapan diğer etkenlere...

Ankara'ya gitmişseniz, özellikle Kızılay'da döner yemelisiniz. Yine "tava" tabiriyle bilinen lezzet denemeniz gereken meşhur lezzetler arasında. Daha basit bir yemek için ise yine meşhur Ankara Simidi'ni deneyebilirsiniz. Kızılay demişken, Ankara deyince Kızılay dememek olmaz. Kızılay belki de Ankara'nın en bilindik ögesidir. Ankara'da yaşayan, ya da gezmek için orada bulunan bir kimse kesinlikle Kızılay'dan geçmelidir. Gezinti, yemek yemek, ve türlü sosyal aktivite için size her türlü imkanı sunan Kızılay Meydanı Ankara'nın bir diğer meşhur ögesi.

Ankara'nın neleri meşhur diye şöyle bir göz attık. Elbette bir Ankaralıdan çok daha fazla şey öğrenebilirsiniz. Sadece Ankaralılara özel ayrı bir anlamı olan "dede" sözcüğü bunlardan sadece bir tanesi... 

 

Neler Yenir?

Bu yazımızda siz değerli okuyucularımız için, Ankara'ya özgü, birkaç lezzetten ve bu lezzetlerin hangi hünerli ellerden, nasıl çıktıklarına değineceğiz. Şimdi gelin birlikte Ankara Mutfağı'na şöyle bir göz atalım.


Ankara, Anadolu'nun zengin mutfaklarından birine sahip olmasıyla, birbirinden lezzetli yemeklere ev sahipliği yapan bir İç Anadolu şehri. Ve bu şehirde birbirinden lezzetli çorbalar kaynatılıyor, et yemekleri, pilavlar, köfteler, dolmalar pişiriliyor. Geleneklere bağlı kalınarak yapılan bu yemekler yiyenleri kendilerine hayran bırakıyor. Geçmiş zamanlarda evinin büyük bir bölümünü mutfağa ayıran ev hanımlarıyla Ankara birbirinden lezzetli yemeklere ev sahipliği yapıyor.

Şimdi gelin bu lezzetli yemeklere şöyle bir göz atalım. Yazımıza çorbalar ile başlayacağız.

Aş çorbası, dutmaç, keşkek çorbası, miyane çorbası, sütlü çorba, tarhana çorbası ve toyga çorbası Ankara'ya özgü çorba çeşitlerinden. Özellikle kış aylarında içimizi ısıtan, poşetlerde kuru halde saklanan tarhana çorbası belki de bizler için en bilindik olanıdır.

Bunun dışında et ile yapılan yemeklere şöyle bir göz atarsak;

Ankara'nın vazgeçilmezlerinden, sebze ve etlerin pilav ya da şehriye eşliğinde sunumuyla hazırlanan "Ankara Tavası" sanıyoruz ki listenin başını çekiyor. Zira Ankara sınırlarını çoktan aşan bu lezzeti tatmak için Ankara'da olmanıza bile gerek yok. Bunun yanında alabörtme, calla, çoban kavurması, ilişkik, kapama gibi etli yemekler de damaklarda enfes tatlar bırakıyor.

Etli yemekler, Ankara'da genellikle pilavlar eşliğinde servis ediliyor. Ve bu pilavlardan en bilindikleri; bici, oğmaç aşı ve pıtpıt pilavı. Hepimizin zaman zaman yediği, protein deposu olan bulgur pilavı da yine Ankara'dan çıkma.

Pilavlardan sonra, gelelim köftelere. Köfte, Ankara İnsanı için vazgeçilmez yemeklerden birisi. Bu köftelerden en çok kadınbudu köfte, mucirim köftesi, yumurtalı köfte, tohma ve tiritli köfte seviliyor. Fark ettiğiniz üzere, Ankara yoğun şekilde et tüketen bir şehir. Bu da yoruma açık olmakla birlikte İç Anadolu bölgesinde bulunmasının bir sonucu olarak görülebilir.

Sırada dolmalar var... Efelek dolması, mantı, şirden dolması (çoğumuz bunu bumbar adıyla bilir), yalancı dolması ve yaprak dolması yine Ankara'ya özgü, ancak ülkenin her yerindeki insanlar tarafından çok sevilen birkaç dolma çeşidi.

Ankara'da ayrıca birbirinden lezzetli börek çeşitleri de mevcut. Bunlar; altüst böreği, ay böreği, bohça böreği, entekke böreği, hamman, kol böreği, papaç, pazar böreği, tandır böreği ve yalkı olarak listelenebilir.

Bu saydıklarımızın yanı sıra kaşar peyniri ve tereyağının eritilmesinden meydana gelen mıhlama, kaynayan suya yumurta kırılmasıyla meydana gelen çılbır, dolma sarmak için vakti olmayan ancak dolma tadını özleyen bünyelere özel, asma yapraklarının kıyılıp, salça  ve pirinçle harmanlanmasından meydana gelen bici aşı da Ankara'ya özgü birkaç efsane lezzet. Bunların yanına eski Anadolu Kadınları'nın evlerindeki koca mutfaklarında, sac üzerinde pişirdiği bazlama, gizleme, bezdirme, kömbe ve yarımca gibi "ekmeksi" lezzetleri de eklemekte fayda var...

Yemeklere şöyle bir değindikten sonra gelelim diğer lezzetlere.

Özellikle Kızılay Meydanı'nda çokça rastlayabileceğiniz "Ankara Simidi (Kızılay Simidi olarak da bilinir)" fırından çıktıktan 1-2 saat sonrasına kadar tüketilme zorunluluğuyla diğer simitlerden ayrılıyor. Koyu bir renge sahip olan bu simit sadece Ankara'da üretiliyor.

Ankara Balı, yine sadece Ankara'da, Atatürk Orman Çiftliği'nde, sınırlı sayıda üretiliyor. Çok açık bir renge sahip olan bu bal kesinlikle denemeye değer.

Ankara Döneri, yine Ankara'nın vazgeçilmezlerinden. Sadece ama sadece etten oluşan bu döner çeşidi, rakipleriyle bu şekilde ayrılıyor.

Bu listeye sadece Ankara'nın Yuva Beldesi'nde yetişen "Yuva Kavunu", her biri parmak kalınlığında olan "Ayaş Dudu", "Ben hiç havuç yememişim" dedirtecek kadar sulu "Beypazarı Havucu" gibi lezzetlerin de eklenmesinde fayda var diyerek, yazımızı noktalıyoruz.

 

Ankara'da Çalışma Hayatı

 Bu yazımızda Ankara'da çalışabileceğiniz iş alanları ve yerlerden, Ankara'da yapılabilecek mesleklerden bahsedeceğiz. Günümüzün globalleşen dünyasında elbette Ankara'da kesinlikle şu yapılır, şu katiyen yapılamaz gibi yorumlar anlamsız olacaktır. Bunun yerine hangi tercihler Ankara'da size diğer illerden daha fazla randıman verir buna bakacağız.

Eğer üniversite eğitimi almış, yapmak istediği meslek hakkında profesyonel bilgi birikimine sahip, donanımlı bir bireyseniz, Ankara'da yapılabilecek birçok iş mevcut. Kendi mesleğinizi geneli merkezde bulunması sebebiyle Çankaya'da bulunan birçok firmada icra edebilir, kendinizi geliştirebilirsiniz. Ankara İstanbul'dan sonra 2. kalabalık şehir olma yönüyle de önem arz eden bir şehrimiz olduğundan müşteri potansiyelinin oldukça fazla olduğunu da belirtmekte fayda var. Özel firmalarda çalışmanın yanında devlet bünyesi altında da çalışabileceğiniz birçok alan mevcut. Örnek vermek gerekirse; Ankara Devlet Tiyatroları, devlete bağlı hastaneler, Orta Doğu Teknik Üniversitesi gibi dünya çapında saygın üniversiteler gibi bir liste sunabiliriz.

Anlatıma geçmeden önce sizlere Ankara'da hizmet veren başarılı firmalardan bir liste sunmak istiyoruz. Bu listedeki firmaların başarıları, Ankara ile ne kadar alakalı bilinmez ancak, çok yüksek meblağlar sonucu kurulan bu tesislerin Uşak yerine Ankara'da olmasının da elbette bir sebebi vardır.

İşte Ankara'da hizmet veren örnek kuruluşlardan birkaçı;


Savunma Sanayii

MKE (Makine ve Kimya Endüstrisi)

ASELSAN

FNSS Savunma Sistemleri

HAVELSAN

TAI Havacılık ve Uzay Sanayii

 

Bunların dışında şu an burada paylaşamayacağımız kadar fazla özel firma da, çalışma alanlarını Ankara üzerinde kurmayı uygun görmüştür. Örnek olarak Kadir Köymen'e ait olan ve kamera yardımcı ekipmanları tasarlayıp üreten Edelkrone firmasını verebiliriz...

 

Ankara'da nerelerde çalışılır sorusunun cevabı aslında tamamen kişilerin isteklerine bağlı görünüyor. Örneğin müzisyenlik yaparak hayatınızı idame ettirmek istiyorsanız, Ankara'da zorlanmayacağınızı açıkça söyleyebiliriz. Çünkü Ankara, geceleri, geceleri ise müzikleriyle ünlüdür. Siz de bu müzik tarzını kendinize yakın buluyorsanız kendinizi bu alanda geliştirebilir, iyi para kazanabilirsiniz. Örnekler için Ankaralı Turgut, Ankaralı Namık gibi sürekli uzayan bir liste vermek yine mümkün olacaktır. Öte yandan gece hayatıyla ünlenen bu şehir içinde gerekli sermayeye sahipseniz bir eğlence mekanı açmak çok yerinde bir davranış olacaktır. İyi işletildiği ve kaliteden ödün verilmediği taktirde iyi para kazanabilirsiniz, çünkü önümüzdeki 100 yıl içerisinde özellikle Ankara erkeklerinin gece hayatına olan düşkünlüğünü pek değişmeyecek gibi görünüyor.

Müzik ve gece hayatıyla pek haşır neşir değilseniz, özel bir firmada çalışacak donanımınız da yok ise, yapabileceğiniz işlerin sayısı yine gayet tatmin edici. Örneğin coğrafyası gereği kuru bir havaya sahip olan Ankara'da çiftçilik ya da hayvancılık yapabilir, buğday, yulaf, arpa, sebze-meyve çeşitleri ve patates gibi birbirinden farklı gıda ürünü yetiştirebilir, ya da Ankara'ya özgü olan kedi, tavşan ve keçilerden birer çift alarak üretime başlayabilirsiniz. Elbette bunlar yine bir miktar sermaye gerektirecektir. Bu sermayeyi ise herhangi bir iş kolunda belli bir zaman ayırdıktan sonra, sabrederek elde edebileceğinizden şüphemiz yok.

"Hayvancılık ya da tarım da benim tarzım değil" diyorsanız, Ankara büyük bir şehir... Ve nerede çalışabileceğini kişi en iyi kendisi bilir. Kendinize en yakın mesleği belirleyin. Ve ilk önce internet vasıtasıyla iş ilanlarına bakın. Türkiye'de bu konuda birbirinden iyi internet siteleri, gerçekten iyi hizmet veriyor. Yeterli arama sonucunda muhakkak kendinize uygun bir çalışma alanı bulacaksınız.

Kendinize bir iş bulamıyorsanız, yapabileceğiniz en iyi şey belki de serbest meslek ile uğraşmaktır. İnsanlara sıcak satış yapabileceğiniz bir alan bularak direkt kişilerle temas halinde kalıp para kazanabilirsiniz. Bu ise yine sizin tercih ve donanımlarınıza bağlıdır.

 

 






FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Güncel Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
VİDEO GALERİ
YUKARI