Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      0
      BIST
    • DOLAR
      0
      Dolar
    • EURO
      0
      Euro
    • ALTIN
      0
      Altın



2017 Annelerin Bebek Gelişimi ve Bakımında Dikkat Etmesi Gereken Hususlar - 10 Nisan 2017 Pazartesi

Tarih: 10-04-2017 16:20:24 + -


Bebeklerde İlk Ay ve İlk Ay Gelişimi: Bebeğiniz gözlerini dünyaya açtığı ilk andan itibaren birşeyler öğrenme isteğiyle doludur.


2017 Annelerin Bebek Gelişimi ve Bakımında Dikkat Etmesi Gereken Hususlar - 10 Nisan 2017 Pazartesi

 Bebeklerde İlk Ay ve İlk Ay Gelişimi: Bebeğiniz gözlerini dünyaya açtığı ilk andan itibaren birşeyler öğrenme isteğiyle doludur.

 

Etrafındaki herşey ona ilgi çekici gelmektedir. Günün büyük bir kısmını uyuyarak geçirmelerine rağmen bu ilk ayda öğrendikleri şey oldukça fazladır bebeklerde. İlk ay bebeklerin neler yapabileceklerine değinelim.

- Çocukların ilk yaptıkları hareket başlarlını kaldırmaktır. Bu hareketlerini el ve kollarını kullanabildikleri farketmeleri ve en son ayaklarını kullanabildiklerini anlaması izlemektedir.
- Bebekler yakınlarındaki cisimleri net olarak görebilmektedirler. Yani duyu organları yavaş yavaş çalışmaya başlamıştır; kokuları farkederler ve insan sesini diğer canlıların ve cansızların seslerinden ayırt edebilirler.
- Eller ilk ay oldukça yumuktur. Hafifçe bir açıklık dikkatinizi çekebilir.
- İlk ayda hapşurma ve hıçkırık olayları oldukça sık görülebilir bu gayet doğal bir olaydır paniklemeyin.
- Bebeğinizle bu ay oldukça sık konusmaya calısın. Ağzınızdan çıkan her lafı dinlediğini unutmayın.
- İlk ay çok sık banyo yaptırmanıza gerek yoktur.
- İlk ay içerisinde hepatit B aşısının iki dozunu yaptırmayı unutmayın.

Anne Sütünü Arttırma Yolları

Emzirme dönemi çocuk ve anne için çok önemli bir dönemdir. Anne, hamilelik sırasında aldığı tüm kiloları emzirme döneminde verebilir. Çünkü: Anne sütünün oluşturabilmesi için vücut çok fazla kalori yakmaktadır.
 
Emzirme dönemi, çocuk doğduktan ilk yarım saat içerisinde anne sütü verilerek başlamaktadır. Bu ilk yarım saat içerisinde verilen süt çok önemlidir. Çünkü: Bebeğin ilk aşısı sayılmaktadır.
 
Sütüm Çocuğuma Yetiyor mu ?
Sütünüzün çocuğunuza yetip yetmediğini çok kolay anlayabilirsiniz. Çocuğunuz günde 5-6 kez bezini pisletiyor ise anne sütü çocuğa yetiyor demektir. Ayrıca çocuğunuz ağırlık artışı normal bir şekilde devam ediyorsa sorun yok demektir.
Hamilelikten Sonra Diyete Başlamalı mıyım ?
Emzirme döneminde anneler beslenmelerine dikkat etmelidir. İlk 2-3 ay içerisinde diyet yapmamaları gerekmektedir. Çünkü: Süt oluşumu sırasında harcanan enerjinin 3/2 si günlük tüketimden geri kalan ise depodan alınır.
Anne Sütünü Neler Arttırır ?
* Gün içerisinde yeterli miktarda sıvı tüketilmelidir. Ortalama 3 litre sıvı tüketmelisiniz. Bu tükettiğiniz sıvı içerisinde 9-10 bardak su olmalıdır. Geriye kalan sıvıyı ise süt, ayran ve organik yeni sıkılmış meyve sularından alabilirsiniz.
* Kansızlık sorunu yaşıyorsanız öğünlerden önce veya sonra açık çay içmelisiniz.
* Bebek ne kadar emerse sütünüz o kadar artacaktır. Bebeğiniz uyurken bile süt emebilir, emmesini engellemeyin.
* Bebeklerinizi gece emzirmeniz süt artmasını sağlar.
*Emzirmeden sonra sıvı almaya özen gösterin. Su olabilir, taze sıkılmış meyve olabilir.
* Zararlı maddeler kullanılmamalıdır. Alkol, sigara, kahve, aşırı gazlı içecekler, uyuşturucu tarzı maddeler ve içecekler tüketilmemelidir. Bunlar sütün üretilmesinde zarar verir ve oluşumunu engeller.
* Günlük protein ihtiyacınızı karşılamalısınız. Yumurta, süt ürünleri, balık ve tavuk gibi besinler tüketerek protein alabilirsiniz.
* Sebze tüketimine önem verin. Sezonun sebze ürünleri günlük olarak tüketmeye çalışın
 Kalsiyum içeren besinleri günlük olarak almaya çalışın. Bunlar; Süt ürünleridir.
* Stresten uzak durun ve kendinizi gün içerisinde çok fazla yormayın. Stres ve yorgunluk süt oluşumunu olumsuz etkiler.
* Bebekleriniz acıktığında ve susadığında ağlamaya başlarlar. Ağladıklarında emzirmelisiniz. Ek besin takviyesini erken yapmayınız.
* Bebeklerinizi emzirmeye 2 yaşına kadar devam edebilirsiniz.
Anne Sütünü Arttıran Bitki Çayları Nelerdir ?
Anne sütünü artıran birçok bitki çayı bulunmaktadır. Bu bitki çayları arasından bazılarını yaparak içebilirsiniz. İçmeden önce bu bitki çaylarını doktorunuza sormanızı tavsiye ediyoruz. Belki bu bitki çayları başkalarına yarasa da size yaramayabilir. Sormakta yarar olacaktır.
 
* Keçi sedefi arttırmaktadır.
* Çemen otu arttırmaktadır.
* Rezene arttırmaktadır.
* Amber çiçeği arttırmaktadır.
* Isırgan otu arttırmaktadır.
* Funda yaprağı arttırmaktadır.
* Dereotu arttırmaktadır.

Bebekler Nasıl Yıkanmalıdır, Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bebeklerin bağışıklık sistemi zayıftır. Bunun içinde başta temizlik olmak üzere bazı şeylere dikkat edilmedir. Bazı bebeklerde banyo olayı tam bir eziyet haline gelirken bazıları ise suyu sever ve çıkmaz istemezler. Banyoyu zevkli hale getirmek aslında sizin elinizde olan birşeydir.

Bebekler narin yapıda oldukları için çok kolay üşümektedirler ve ısı kaybettiklerinde hastalanma riskleri yüksektir. Bu yüzden banyo süresini maksimum olarak 10 dakika olarak tutmalıyız. Banyo suyunun sıcaklığı ise en az 18 derece ve en fazla 23 derece olarak ayarlamalıyız. Daha az veya daha fazla sıcaklıktaki su bebeğinize ilerleyen dakikalarda zarar verebilir. Suyun sıcaklığına ilk olarak kendiniz bakmadan çocuğunuzu yıkamaya başlamayın. Emin olduktan sonra bebeğinizi küvete ya da leğene oturtabilirsiniz. Eğer sert bir zemin varsa bebeğinizin cildinin direk yere temasını engellemek için zemine bir havlu koymanız sizin yararınıza olur.

Bebeğinizi yıkarken başının ve özellikle kulaklarının suya temasından kaçının. Eğer kulağa su kaçırılırsa çocuğunuz ciddi derecede rahatsız olacaktır. Banyoyu yavaşça ovalayarak masaj şeklinde yapın. En son başını yıkamayı kesinlikle unutmayınız. Bu olay bebeğinizin en az derecede üşümesini sağlayacaktır.Yıkadından sonra bebeğinizi giydirmeden önce iyice havluyla durulayın. Hatta ilk kurulamadan sonra başka bir kuru havluya sarmanız ve bir iki dakika beklemeniz çocuğunuzun daha az üşümesine ve hastalık riskini en aza indirmesinde etkili olacaktır. Çocuğunuzu giydirdikten sonra uyutmanız ise onu tamamen rahatlatacaktır.

Bebekler Neden Ağlar ve Ağlama Sebepleri

Bebek denince akla ilk gelen şeydir aslında ağlamak. Bebeğiniz ağlarken aslında sizinle iletişime geçiyor. Bir sorununun olduğunu size söyleme çalışıyordur. Kısacası bebekler acıktığında altını kirlettiğinde her durumda ağlarlar. 3 ayı geçen bebekler ise dış dünyayı artık daha iyi bildiği için bu sorunlarının yanında birde ilgi istedikleri için ağlamaya başlarlar. Eğerki bebeğinizin karnı tok altı temiz ve yinede ağlıyorsa yüzündede kızarmalar meydana gelmişse bunun sebebide bebeğinizin gazının olmasıdır. Bahsettiğimiz gibi bebeğinizin ağlaması gayet normal bir olaydır ama bebeğiniz ağlarken öksürüyorsa kusuyorsa ve ishal gibi durumları varsa mutlaka bir doktora başvurmanızı öneriririz.
Bebeklerde karınlarını doyurduktan sonra tokken bir miktar kusma ve kusarkende ağlama olayı görülebilir. Bu normal bir durumdur. Yeni doğan bebekler her anne sütünden sonra sarı bir şekilde geri çıkarabilir aldığı sütü. Buda gayet normal bir olaydır ve endişelenilmemesi gerekmektedir.

Bebeklerde ağlamanın bir başka nedeni ise ilk başlarda bahsetiğim gibi ilgisizlikte olabilir. Bebekler ilgisizliği hissettikleri zaman öfkeyle ağlarlar. Öfkenin yanı sıra korkma gürültü ve anne babanın rahatsızlık durumlarından bile ağlayabilmektedirler. Bu gibi sebeplerden dolayı ağlayan çocuklara yapılacak en iyi şey yanınızda olduğunu hissettirmek ve sıcak bir öpücük olabilir.

Genel olarak bebeğinizin ağlamasının normal bir olay olduğunu söyledik ama ağlama nöbetlerine karşıda dikkatli olmanızı öneririm. Nedir bu ağlama nöbeti? Çocuğunuz uzun bir süre(2 saat veya daha fazla) ağlıyorsa ve bu ağlama olayını günde en az 2 defa yapıyorsa mutlaka bir doktora gösterin. Önemli birşey olabilir…

Bebeklerde İştahsızlık Ve İştahsızlığın Çözümleri

Ebeveynlerin en çok rahatsız olduğu konulardan biriside çocuklardaki iştahsızlık durumudur. Öncelikle iştahsızlık nedir bunun tanımıyla başlayalım: İştahsızlık beslenme olayında yaşanılan isteksiz olma ve yememe isteğinin olması durumudur. Çocukların dörtte birinde görülen bir rahatsızlıktır bu durum. Aslında şu konuya da değinmek istiyorum çoğu anne babanın iştahsız dediği çocukları aslında iştahsız değildir. Nasıl diye soracak olursanız anne baba kendilerinin uygun gördüğü kadar besini tüketmediği çocuğa istahsız teşhisini koyuyorken iştahsız olma durumu gerekli besinler alınmadığı zaman ortaya çıkan bir rahatsızlıktır.

İştahsızlığın bir sürü nedeni olabilir. Bunlardan bazıları çocukların beslenme şekilleri, yanlış besin seçimi ve aile içindeki ortam olabilir. Eğerki bu iştahsızlık sorunu önemli bir hale gelmişse sorun tam olarak belirlenmeli ve ona göre tedbirler alınmalıdır.

   İştahsızlık çocuklarda bazı sorunlarıda beraberinde getirmektedir. İlk olarak tam olarak beslenemeyen bir çocuğun gelişimide tam anlamıyla gerçekleşmez.Çocuklarda gelişim iki türlüdür: Birincisi kilo olarak artıştır ki bu tamamiyle beslenmeye bağlıdır. Bir diğeride boy artışıdır ve buda tam anlamıyla olmasa bile kısmen kilo artışıyla doğru orantılıdır. Çocukların herşeyi yeme gibi bir özelliği yoktur. Örneğin bir çocuk peynir yemiyordur sizde bu peynirden gelen eksikliği kökleri aynı olan yoğurtla tamamlayabilirsiniz.

   İştahsız çocuklarla ilgili sizede düşen bazı şeyler var. Şimdi bunlara değinelim…

- Yemekleri mümkün olduğunca aynı saatte yedirin ve yeme süreside aynı olsun.
- Çok yemek yedirmekten kaçının. İhtiyacı kadar yemesi kafidir.
- Yemek yerken çocuğunuzla konuşun ilgisini dağıtmadan yemeğini yedirmeye çalışın.
- Atıştırmalık ve abur cubur olarak nitelendirilen yiyecekleri mümkün olduğunca az tutun.
- Çocuğunuzun iştahlı olduğu öğünü bulun ve o öğünde aşırıya kaçmadan protein ve karbonhidrat takviyesini en üst seviyede tutun.
- Yemekleri ılık yedirmeye çalışın.
- Geceleri uyumadan önce birşeyler yedirin. Daha çok kalori ağırlıklı yiyeceklere özen gösterin…

Bebeklerde Kusma Normal midir ?

Bebeklerde kusma normalmidir? Neden bebekler kusar bu soruların yanıtlarını vererek aklınızdaki soru işaretlerini kaldıracağız…

Öncelikle şuna değinmek isterizki bebeklerde kusma son derece normal bir olaydır. Bir bebek her zaman kusabilir. Henüz bağışıklık sistemi ve sindirim sistemi yerine oturmadığından dolayı bebeklerde kusma olayı çok sık görülebilir. Panik yapılmamalıdır. Bebekler özellikle yemeklerden sonra fazla besini kusarak dışarı atarlar. Yemeklerden sonra ardı ardına 2-3 defa kusma olayı görülebilir.

Hastalık zamanlarında bu kusma olayı daha da sıkı olabilir. Günde 4-5 defa veya daha fazla kusma olayları normaldir. Bebeğinizin kusmuğunda dediğimiz gibi besin artıkları mevcuttur. Biran önce çocuğun üzerinden temizlenmeli ve cocugun cildinin tahriş olmasını hemen engellenmelidir.

Bebeğinizin kusmasını engellemek için çok fazla yemek yedirmemeye özen gösterin. Yedirdiğiniz yemekten sonra çocuğu çok fazla sallamayarak ve sırt üstü yatmasını engelleyerekte kusmasını bir nebzede olsun azaltabilirsiniz. Sorularınız varsa bu konu altından sorarsanız elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışırız…

Bebeklerde Uyku Düzeni Nasıl Olmalı?

Çocuklarda gelişimi sağlayan en önemli faktör hiç kuşkusuz uykudur. Bebeklerin gelişimi büyük bir çoğunlukla uyku durumunda gerçekleşmektedir. Uyku beyin ve vücut gelişimini etkileyen en önemli faktördür. Büyüme hormonları en çok uyku esnasında salgılanmaktadır. Uykusuzluk problemi yaşayan cocukların vücut ve beyin gelişiminde sıkıntı çektikleri kanıtlanmış bir olaydır. Yeni doğan bir bebeğin beyni erişkin bir insan beyninin yüzde otuzu kadar olup zamanla uykunun getirdiği büyüme hormonuyla beynin çalışma oranı ve büyüklüğüde değişmektedir.
Birinci ayındaki bir bebek günde ortalama 16 saat uyumaktadır. Bu uyku süresince ise en az 5 kez uyanmaktadır. Uykunun bölünmesi olayı çocuğunuzun 6.aya gelmesine kadar devam etmektedir. Bu süreden sonra çocuğunuz kesintisiz uykuya başlar ve uykusu bölünmeden uyuyup uyanır. Uyku süresi her bebeğe göre değişen bir olaydır. Bazı çocuklar günde 20 saate kadar uyuyabiliyorken bazı bebeklerde bu saat 8 saate kadar düşebilir.
Bebeğinizin rahat uyuması için neşeli ve sakinse uyutmayı deneyin. Sırt üstü uyuyan çocuklar daha rahat ve daha zinde olmaktadırlar. Bunun yanısıra bebeğinizi 6.ayına kadar yanınızda uyutmaya yanınızda yatırmaya özen gösterin. Bu aydan sonra odasını ayırabilirsiniz. Bebeğiniz az uyuyorsa horlama ve sık sık uyanma problemleri varsa bir doktora gösterin. 1.5 yaşından sonra bebeklerinizin gündüz uykusunu tek sefere düşürün. 2 yaşından sonra ise günde bir kez ve 1 saat gibi bir süreye bölerseniz sizin ve çocuğunuzun yararına olur …

Bebeklerde Zeka Gelişimi İçin Neler Yapılmalı?

Bir bebek daha anne karnındayken birşeyler öğrenmeye başlar. Annesinin neler hissettiğini onun duygularını hisseder ve etkilenir. Dünyaya gözlerini açtıktan sonra zeka gelişimi dahada hızlanır ve gün geçtikçe yeni şeyler keşfetmeye başlar. Bebeklerin zeka gelişimlerinde anne ve babalara önemli görevler düşmektedir. Seslerle, hareketlerle, mimiklerle sizde çocucuğunuzun zeka gelişimine önemli katkılarda bulunabilirsiniz. Tabikide en önemli faktör onunla sık sık zaman geçirmeniz ve onu sevdiğinizi her fırsatta dile getirmenizdir.

Bebekler doğduğu andan itibaren sürekli zaman geçirdiği kişilere güvenir ve onlardan gelen duyguları hissederler. Tabiki çocuğunuzla geçirdiğiniz bu zamanı en yararlı şekilde kullanmakta sizin elinizde.Çocuğunuzla konuşurken sürekli göz temasında bulunmaktan kaçınmayın. Bu onun cesaretlenmesinde etkili olacaktır. Çocuğunuzla beraber sizde çocuk olun. Onunla oyunlar oynayın yakınlığınızı hissettirin. Oyun oynarken kullandığınız araçları ve oyuncakları çocuğunuza bir bir anlatın ve tekrarlayın. Sizin ağzınızdan çıkan her sözcüğü çocuğunuz dikkatli bir şekilde dinlemektedir. Buda çocuğunuzun dikkatinin ve zihninin daha iyi çalışmasına olanak sağlar. Etrafınızdaki herşeyin çocuğunuzun zekasının gelişmesinde etkili olduğunu unutmayın. Ani sinirlenmeler ve ses tonundaki yükselmelerden çocuğunuz olumsuz bir şekilde etkilenebilir.

Çocuğunuzun zeka seviyesini arttırmaya yönelik bu uygulamaları yaparken sizinde dikkat etmeniz gereken unsurlar var tabi. Çocuğunuzun karnı tok ve uykusuz olması durumunda bu çalışmalar daha iyi sonuç verecektir. Çünkü çocuğunuzun aklında yemek yada uyku varken verimli çalışması olması olanaksızdır.

Çocuklar Üzerinde Elektronik Cihazların Etkiler ve Zararları

Henüz gebelik durumundayken bile sık sık sorulan sorulardan birisidir teknoloji hamileliğe zararlımıdır? Radyasyon çocuğumu nasıl etkiler? Çocuğum doğduktan sonra evdeki radyasyondan etkilenirmi ? Ve daha onlarca soru . Şimdi bunlara değinelim biraz..

Öncelikle çocuğunuzu yetişkin bir birey olmasada bebeklik dönemini atlatana kadar cep telefonundan ve normal telefonlardan uzak tutmaya çalışın. Cep telefonları içerdiği kurşun ve diğer maddelerden dolayı en büyük radyasyon kaynaklarındandır. Buda çocuğunuzu aşırı derecede olumsuz olarak etkilemektedir.
Evdeki kablosuz internet bağlantısınında çocuklara zarar verip vermediği konusunda son zamanlarda büyük tartışma çıkmaktadır. Sonuçta kablosuz olarak verilen bir radyasyon mevcuttur bu olaydada. Her ne kadar küçük miktarda ışımalar içersede bu olay yinede tehlikeli olabilir. İnterneti kullanmadığınız zamanlarda kablosuz modeminizin kapalı olduğundan emin olun.
Çocuklarda ufakken teknolojik cihazlara karşı bir heves vardır ve bu heveste ellerine o cihazları alıp oynamadıkları sürece dinmek bilmez. Bunu engellemenin en iyi yolu çocuğunuza bu cihazları vermeyerek değil de güvenli hale getirip vermektir. Nasıl diye soracak olursanız notebooktan veya masaüstü bilgisayarınızdan bir oyun açın ama internet bağlantısını kapatıp yapın. Çocuğunuzun istediği zaten internet değil ekranda değişen görüntülerdir.
Çocuklarınıza teknolojik aletleri tanıtmaktanda geri kalmayın. Sorduğu sorulara cevap verin. Bir cihaza merak sarmışsa eğer radyasyon içermiyorsa ve çocuğunuz içinde tehlikeli değilse ona bu aletin ne olduğunu nasıl kullanılması gerektiğini anlatın. Küçük yaşta anlatılan bilgileri çok daha rahat anlayıp unutmayacaktır.

Çocuklarda Ateşin Yükselmesi ve Yapılması Gerekenler

Henüz yeni doğan bir çocuğun bağışıklık sistemi olgunlaşmadığı için çok sık ateşlenme vakaları görülebilir. Çocuklardaki ateş çıkması olayının sebebi su eksikliği bile olabilir. Ateş düştüğü gibi hemen inebilirde. Bu tamamen çocuğunuzun bünyesiyle alakalı bir olaydır. Bunun yanında aşırı beslenme sonrasında vücut proteinleri yakamadığı için ateş olarak bünyede etkisini gösterebilir.

Ateş durumu olağan bir durum olduğu gibi yüksek ateş ise daha tehlikeli bir durumdur. Çocukta kalıcı ve geçici etkiler bırakabilmektedir. Bu etkilerden bazıları iştahsızlık yorgunluk baş ağrısı ve uykuda düzensizlik gibi bazı sorunlardır.

Çocukların ateşinin olup olmadığını varsada kaç derece olduğunun anlamanın en iyi yolu makattan ölçüm yapmaktır. Büyüme çağındaki çocuklarda ise ağız ve koltuk altı ateş almak için idealdir.

Eğerki çocuğunuzda ateş seviyesi gereğinden fazlaysa aşağıdaki işlemleri yapmanızı öneririz…

1-Yüksek ateş durumunda mutlaka doktora danışın.
2-Yüksek ateş durumu mevcutsa çocuğun üstündeki fazla giysiler çıkarılmalı gerekirse tamamen çıkartılmalıdır.
3-Sirkeli su veya soğuk su ile ıslatılan bir bezle çocuğun vücudu silinmelidir.
4-Tekrar hatırlatalım mutlaka doktora başvurun…

Çocuklarda Kulak Enfeksiyonu Ve Basit Çözümler

Çocuklarda ara ara görülen kulak ağrıları ve kulak enfeksiyonları gerek ebeveynlerin gereksede çocukların canını sıkmaktadır. Çocuklar yaşadıkları acıdan anne baba ise çocuklarının bu durumu karşısında kötü duruma düşerler. Şimdi size söyleyeceğimiz bir kaç küçük yolla bu kulak enfeksiyonlarından basitçe kurtulabilirsiniz.

 

Büyükçe bir kaba kaynar suyu koyun. Kap kesinlikle plastik olmamalıdır.içine okaliptüs veya lavanta yağı damlatın. 3-4 damlayı geçmemesine dikkat edin. Daha sonra çocuğunuzun kulağına bu suyun buharına uzaktan temas ettirin. Enfeksiyonun ve sorunun azaldığını göreceksiniz.
Yarım bardak suyu karanfil ile kaynatın. Daha sonra gazlı bir bezi bu suya batırın ve cocugunuzun kulağına koyun. Sakın içe doğru ittirmeyin bu bezi! Buradaki esas amaç enfeksiyonun çekilmesi olayıdır. Bez durduğu yerden enfeksiyonu çekecektir.
Halk arasında kompres olarak bilinen tabirde işe yarayan bir olaydır. Bir beze sıcak su damlatarak kulağa koyun. Sıcak bez enfeksiyonu çekecektir. Bunu her enfeksiyonda defalarca uygulayabilirsiniz.
İlginçtir ama biberonla beslenen çocuklarda emme yoluyla beslenen çocuklara göre daha fazla kulak enfeksiyonuna kapıldığı görülmüştür. Çocuğunuzun kulak enfeksiyonuna kapıldığını farkettiğinizde 3-4 damla emmesi sonucunda enfeksiyonda azalmanın olacağı biliniyor.
Tabikide bunların hepsi hastalığı geçirici şeyler değil tamamiyle azaltıcı etkenlerdir. En güvenli yol doktora başvurmak ve doktorun vereceği ilaçları veya damlaları harfiyen uygulamaktır.

Çocukluk Dönemi Aşıları ve Zamanları

Çocuklarda bağışıklık sistemi zayıf olduğu için bebeklik çağından itibaren belirli dönemlerde aşı takviyesi yapılır. Bunun amacı çocuğunuzu dışarıdan gelen etkenlere karşı korumak ve bağışıklık sistemini güçlendirmektir. Çocuklardaki ufak rahatsızlıklarda; Örneğin hafif ateş ve hafif nezle gibi durumlarda aşı yapılabilir. Bu durumlarda aşı yapılmasının çocuğunuza bir zararı olmamaktadır. Çocuklara yapılan aşıların dozlarıda küçük olduğu için pek yan etkisi yoktur. En büyük yan etkisi aşının yapıldığı yerdeki kızarıklıktırki buda geçici bir durumdur ve kısa bir süre içerisinde kızarıklık kaybolur. Şimdi bu aşılara değinelim…
BCG Aşısı: Bir diğer adıyla verem aşısıdır. WHO yani Dünya Sağlık Örgütü’nün bildirisine göre ülkemizde çocuklara iki doz olarak uygulanır. İlk aşı doğumdan sonraki dönemde 4.aya kadar olan zamanda diğer doz ise 4-6 yaş arasında uygulanır. Eğer tüberkiloz hastalıgı ailedeki fertlerden birinde varsa yada daha önce bu hastalığı geçirmişse bu aşının süresi daha da öne çekilebilir.

Karma Aşı: Karma aşı denilen aşı aslında difteri, boğmaca ve tetanoz aşılarının birleşmesiyle oluşan aşı türüdür.Bu aşı çocuklar 7 yaşına gelmeden önce 5 doz olarak çocuklara uygulanır. Bu 5 dozun ilk 3 dozu henüz bebeklik dönemindeyken yani çocuklar 1 yaşını doldurmadan uygulanmalıdır.

Polio Aşısı: Türkçe karşılığı çocuk felci aşısıdır. Ülkemizde ilk olarak 1999 yılında çocuk felci görülmüştür ve o günden sonra ülkemizde bu aşı 5 doz olarak çocuklara uygulanmaktadır.

Hepatit B Aşısı: Bu aşı ise ülkemizde 0-18 ay aralıgındaki cocuklara 3 doz olarak uygulanmaktadır. Küçük yaşta hepatit aşısı yapılmayan kişilere hangi yaşta olurlarsa olsunlar bu aşının yapılması önerilir.

Grip aşısı: Ülkemizde her yıl yüzbinlerce insanın yaptırdığı grip aşısının aynısıdır. Çocuğunuzun yaşına göre uygun dozu eczane veya doktordan temin edebilirsiniz.

Suçiçeği Aşısı: Bu aşının ciddi bir yan etkisi yoktur.1 yaşından sonraki çocuklara tek doz olarak uygulanır…

Sağlıklı Bir Bebek Nasıl Olmalıdır ?

Yeni doğan bir çocuğun sağlıklı olduğunu anlayıp anlamamanın birkaç yolu vardır. Bunlara değinmek istiyorum bu yazımda. Hepimizin dikkatini çekmiştir aslında ilk söyleyeceğim olay: Yeni doğan bir çocuğun kafası oldukça büyüktür. Bu normal bir durumdur. Yetişkin bir insanın kafası vücudunun sekizde biri iken yeni doğan bir çocuğun vücudunun dörtte biri oranlarındadır. Kafanın büyük olması dolayısıyla yüzünün şiş olmasınada yol açar. Henüz yüz yapısı tam olarak gelişmediği için çene kemiğide ufaktır. Varlığını zor hissedersiniz. Ortalama üç ve üç bucuk kilogram civarlarında bir ağırlığı olmalıdır çocuğun. Boy ise kırkbeş ve elli santimetre aralığında ise idealdir. Eğerki çocuğunuzda bu özellikler veya bu özelliklere yakın özellikler bulunuyorsa çocuğunuzun sağlıklı olduğu kanısına varabilirsiniz.

Çocuğunuzun sağlıklı olarak doğması birazda annesinin elinde olan bir olaydır ve bu unutulmamalıdır. Çocuğunuz karnınızdayken beslenmesi ve gelişimi tamamiyle size bağlıdır. Sağlıklı bir annenin sağlıklı bir çocuğu olur. Hamile iken annenin kendine dikkat etmesi ve iyi beslenmesi gereklidir. Kırmızı et balık ve tavuk gibi yiyecekler B vitamini içerdiğinden dolayı hamilelikte mutlaka tüketilmesi gerekir. Bunun yanında C vitamini içermesinden dolayı turunçgiller ve diğer meyvelerde bolca tüketilmelidir. Bunun yanı sıra baklagillerdende gerekli olan folik asit alınmalıdır. Çocuğunuzun sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesi sizin elinizdedir.

Temel Yaşam Desteği Nedir ?

Hayat kurtarma amacı ile hava yolunu düzelmesine rağmen hiç bir yaşamsal bulgu belirtimiyen hastaya; dışarıdan makineler yardımıyla akciğere destek vererek ve  kalp masajı yaparak kanın kontrolünü düzeltmek için yapılan kimyal bir ilaç olmayan müdahaleye temel yaşam desteği denir.
Durumu kritik olan temel yaşam desteğine ihtiyacı olan kişinin çevresinde biri varsa kesinlikle acil yardım(112) istenmelidir.
Boğulma ve şok durumlarında ilk yardımı yapan kişi yalnız ise bir süre ilk yardımını yapmaya devam etmelidir.5 Aşamadan sonra acil yardım çağırılmalıdır.
Bebek ve çocuk çağında bir birey varsa süratle davranılmalıdır çünkü solunum her zaman küçük yaştaki bireylerde ön plandadır.

Protein Tozu Ve Faydaları

Protein tozu denince akla ilk gelen şey vücut geliştirmedi. Her erkek kaslı bir vücuda sahip olmak ister. Bunun içinde spora giderken bir yandanda protein tozu alır. Peki bu toz nedir ve ne işe yarar ? Kısaca protein tozu kas oluşturmak için kullanılan bir ilaç türüdür. Peynir altı suyundan ve yumurta proteinin izolesi ile elde edilir. Buna misal verecek olursak vücudunuz proteine ihtiyaç duydu ve bu ihtiyacı karşılamak için günde en az 6 adet yumurta yemeniz gerekir.Bunun hazırlaması, ısıtması, haşlaması ve yemesi zaman ve emek ister. İşte bu devrede bu toz devreye girer. Bunun içinde biraz pahalıdır. Ama hiç bir yan etkisi yoktur. Biraz baş ağrısı yapabilir, o kadar. Faydalarına gelecek olursak vücudun vitamin ve protein ihtiyacı karşılanır ve hızlı bir şekilde sindirim sistemini çaşıştırarak sindirim sistemine yardımcı olur.






FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Sağlık Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
VİDEO GALERİ
YUKARI