Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      0
      BIST
    • DOLAR
      0
      Dolar
    • EURO
      0
      Euro
    • ALTIN
      0
      Altın



2017 Bakire Bayanlar ! - 10 Nisan 2017 Pazartesi

Tarih: 10-04-2017 16:12:24 Güncelleme: 10-04-2017 16:13:24 + -


Bakirelik konusu özellikle Türkiye’de ele alındığında çok büyük bir öneme sahiptir. İşte detaylar...


2017 Bakire Bayanlar ! - 10 Nisan 2017 Pazartesi

Bakirelik konusu özellikle Türkiye’de ele alındığında çok büyük bir öneme sahiptir.  İşte detaylar...

 

Bakirelik ve Bayanlara Bakış 1:

Bakirelik konusu özellikle Türkiye’de ele alındığında çok büyük bir öneme sahiptir. Diğer birçok ülkede özellikle de Avrupa ülkelerinde bakirelik, kendine özgü olan önemi içeriyor olsa da Türkiye’deki bakış açısından çok farklıdır. Onlar bakireliğini kocası haricinde başka bir erkeğe vermiş bir kıza namussuz ya da namusunu elinden kaybetmiş diye bir yaklaşım sergilemezler. Hatta Avrupa ülkelerinde BAYAN BAKIŞI aşısından bu konu ele alındığında yaşı ilerlemiş örneğin 22 yaşını geçmiş bir kız için hala bakireliğini koruyor olması utanç verici bir durumdur. Çünkü o yaşa geldiği halde hala bakire kalan bir kız çirkindir, tercih edilmemiştir. Yani Türkiye’de evde kalmış bir kızın taşıdığı utancı onlar bakireliğini hala korudukları için duyarlar.

Ülkeler Arasındaki Bakireliğe Bakış Açısının Farkı

Ülkemizde bakire olmayan bir bayanla evlenen erkek, karşısındaki bayanı namussuz olarak görmektedir. Her ne kadar eskisi kadar katı kurallar ve at gözlüklerini takan erkek zihniyetleri günümüzde olmasa da hala daha bu düşünce süregelmektedir. Oysa BAYAN BAKIŞI bu konuyu çok daha farklı ele alır. Evlilik öncesi ilişkiye girip bakireliğini teslim eden bir kız, o kadar tehlikeyi yani insanların ona kötü gözle bakma tehlikesini en başta ele alıp kendini bir erkeğe teslim etmişse muhakkak birlikte olduğu erkeğe güveniyor ve gelecek planlarının evlilik ile biteceğine emindir. Ama elbette ki geleceği önceden tahmin etmek güç olmak ile birlikte her zaman doğru tahminlerde bulunamayız. Bayanlar da böyle bir karar verirken karşısındaki erkeği yanlış tanımak ya da evleneceğim dediği erkekle evlenmesine büyük engel olacak bir durumla karşılaşmak gibi olaylar yaşayabilir. Bu durumlar ile karşılaşan bir kadın maalesef ki Türkiye açısından ele alındığında namusunu kaybetmiş demektir. Avrupa ülkelerinde ise her bayanın bakireliği kendine aittir ve istediğine istediği zaman verir.

Erken Yaşta Evlilikler ve Bakirelik

Toplumumuzda bayanların bakireliklerini evlenmeden önce vermemeleri için önlem olarak erken evlilik geleneği sürdürülmektedir. Her ne kadar önceki nesiller de bu adet çok normal karşılanıyor olsa da son nesil bu konuyu tekrar gözden geçirmektedir. Ülkemizin batı kesimlerinde evlilik yasalarında yükselmeler olsa da doğu illerimizde hala çocuk yaşta sayılacak kızlar evlendirilmektedir. Çocuk yaşta evliliklerin BAYAN BAKIŞI ve duygusal etkileri bakımından ele alınması gerekir. Ancak ne yazık ki bazı kesimlerde ne kadar erken evlilik o kadar sorunsuz hayat inancı sayesinde kadınlar hatta çocuk sayılabilecek kızlar açısından etkileri düşünülmemekte ve göz ardı edilmektedir.

Batı şehirlerimizde, bakirelik konusunu namus ile birleştiren toplumumuz içerisinde zihniyet farklılıkları oluşmaya başlamıştır.  Hiçbir bayanın emin olmadığı bir erkeğe teslim edemeyeceği kadar önem verdiği bakireliği namus ya da namussuzluk seviyesinde almak hiç de doğru değildir. Çünkü bakireliğini vermemek kaydı ile çok sayıda birliktelik yaşayan kadınlar da vardır. Namus ile bakirelik birbiri ile direk yakından ilgiliyse bahsettiğimiz gurupta olan kadınlar namuslu ama bir güven uğruna bakireliğini veren bir kadın namussuz mu oluyor?

BAKİRELİK ve BAYANLARA BAKIŞ 2:

Bekaret zarı olarak bilinen ve evliliklerde "bayanın ilk gece eşine kendini sunması" şeklinde yorumlanan bekaret zarı, aslında sanılanın aksine, bir kadının saflığını ve temizliğini belli etmez. Bekaret zarı, bayanın rahmini, cinsel ilişkiye girene kadar, kötü bakterilerden, mikroplardan korumak için vardır. Toplumumuzun bu konuda BAYAN BAKIŞI saflık, temizlik yönündedir.

Bakireliğe en çok önemi, Müslüman toplumlar vermektedir. Müslümanlıkta, evlilik öncesi ilişki yaşamak günahtır. Dolayısıyla evlenmeden, kendisini bir erkeğe sunan ve bekaretini bozduran kadın günahkardır. Günümüzde, sevginin gösterilme şeklinin bir diğer örneği olarak gösterilen cinsel ilişki, aslında her çiftin evlilik öncesi yaşaması gereken bir olaydır. Çoğu evliliğin, bitme sebebi, ten uyuşmazlığı olmaktadır. Ten uyuşmazlığı sebebiyle, boşanma oranı günümüzde %12’lik bir oranda bulunmaktadır.

 

İlk Gece Korkusu

Çoğu bayan, bekaretini eşine saklamak ister. Erkeğin deneyimli, kadının saf olmasını isteyen toplumumuz, BAYAN BAKIŞI açısından asla olaya bakmamaktır. Daha küçükken kızlarımız eğitilmeye başlar; "Eteğini yukarı çekme.", "Çok yüksekten atlama.", "Erkeklerle konuşma." ve daha nicesi...

Erkekler ise; "Ooo manita yapmışsın.", "Göster amcalara bakalım." şeklinde büyütülürler. Kadınlar saklamak, erkekler göstermeye yönelik büyür... Oysa yanlıştır. Kadının saflığını kalbinden geçer. Akan iki damla kan ile saflık ve temizlik gösterilemez. Bir insanın kalbi temiz ise temizdir.

Toplumumuzda çoğu bayanın ilk gecede ile ilgili korkusu vardır. Halk arasında gerdek gecesi olarak bilinen bu olay, kadının erkeğe kendini ilk açtığı andır denir. Toplumumuzdaki çoğu erkeğin bu konuya bakışı "Ben istediğime dokunayım ama benim evleneceğim kadına kimse dokunmamış olsun." şeklindedir. Yanlıştır... Kendinize yapılmasını istemiyorsanız, başkasının helali olacak kadına da dokunmamanız gerekmektedir...

Çoğu kadın ilk geceden korkmakta ve ne ile karşılaşacağını bilmemektedir. Hatta ilk geceyi yaşayamayan kadınlarımızın korkusu, uzun zaman eşine alıştıktan sonra da gerçekleşebilmektedir.

"Beline Kırmızı Kuşağı Bağlamazsan Çürük Almışsın Derler" Korkusu

Evlenen kıza, düğün ve nikah öncesi kuşak bağlama merasimi yapılır. Bu kuşağı kızın babası var ise babası, yok ise erkek kardeşi bağlamaktadır. Bu kuşağın temsili, "Kız oğlan kız" sayılmak içindir. Beline kuşağı bağlamak isteyemeyenlere ise "Beline kırmızı kuşağı bağlamazsan çürük kız almışsın derler." baskısı yapılmaktadır. Kadınlarımız mal değildir, satın alabileceğiniz bir ürün değildir. Çürük meyve, çürük sebze alabilirsiniz ama bir kadını bekareti yok diye çürük almış olmazsınız. Ama burada da BAYAN BAKIŞI hiç önemsenmez maalesef.

Kadınları sevin, öpün, koklayın. Birbirinizin vücudunu tanımadan birbirinizi sevemezsiniz. Önce birbirinizin kalbine, sonra bedenlerinize dokunun. Bekaret zarının sadece kadınlarımızın rahminin mikrop kapmasını önlemek adına olduğunu bilin. Toplumuzdaki bekaret baskısını bir kenara bırakıp, önce birbirimizi sevmeyi öğrenirsek bayanlarımızın ne kadar değerli olduğunu hatırlayacağızdır. Kadını kadın yapan bekareti değil kadınlığıdır. Erkeklerimizin bu konudaki baskısını ortadan kaldırabilmek ailelerin eğitimlerine bağlıdır. Sizinle olan kadın veya erkek, zaten size aittir. Aitlik duygusu için bekarete değil birbirinizin kalbine ihtiyacınız vardır...

BAKİRELİK ve BAYANLARA BAKIŞ 3:

Özellikle Müslüman toplumların çok önem verdiği bekaret veya halk arasındaki tabiri ile kızlık zarı, kadınlarımızın, evlendikleri güne kadar sakladıkları mahrumiyetlerini temsil ediyor. Kadınlarımızın evlenmeden önce sahip oldukları bekaretleri, ilk gece denilen gerdek gecesine kadar korunarak, değerli kadın sıfatını almaktadır. BAYAN BAKIŞI olarak, bekaretini eşlerine kadar saklayan kadınlar daha çok el üstünde tutulduklarını savunmaktadır. Oysa, el üstünde tutulabilmek için bekarete ihtiyaç yoktur.

Bir erkeğin kadına veya bir kadının bir erkeğe değer vermesi için bir parça zarın ya da akacak kanın bir önemi olmamalıdır. Toplum baskısının ve kadın erkek eşitliğinin yok sayıldığı toplumlarda daha çok karşılaşılan bu durum için kadınlarımız kendilerini sürekli korumak ve kollamak zorunda kalırlar. Bekaretini evlenmeden önce kaybeden kadınlarımız, toplum tarafından çok çeşitli baskılar görmektedir. Günümüzde kendi rızası ile bekaretini kaybeden kadınlarımız olduğu gibi kendi rızası dışında kaybeden kadınlarımızda bulunmaktadır. Tecavüze veya tacize uğrayan kadınlarımıza toplum tarafından "kirlenmiş, kirletilmiş" sıfatları söylenerek baskı yapılmaktadır. Kirlenen bir çamaşırınız, kirlenen bir tabağınız ya da halınız olabilir. Bir kadına "Kirletildi namusun." demek ve onun hayallerini elinden almak kadar kötü bir şey yoktur. Kadın veya erkek fark etmeksizin bir kişinin hayallerini elinden almak onun hayatını elinden almak demektir.

Bakire Değilim Evlenemeyeceğim Korkusu

Toplumumuzdaki çoğu kadının bekarete BAYAN BAKIŞI değişmektedir. Hatta bu bakış Türkiye'deki bölgelere göre bile ayrılabilmektedir. Doğuda ve doğu kesimlerinde yaşayan insanlar bekarete daha çok önem vermektedir. Erkekler, evlendikleri kadının daha öncesinde bir ilişkileri olmasını istemezler. Aynı zamanda da mutfakta aşçı, sokakta hanımefendi, yatakta ise bir Rus kadını gibi olmalarını isterler. Yanlıştır... Bir kadın daima kendisinin nerede davranacağını bilerek yetiştirildiği müddetçe, bekaretini değil, "kadınlığına sahip çıkmayı" öğretildiği müddetçe toplumumuz gelişir. Her kadın bir anne, her anne bir kadındır. Toplumu geliştirecek ve nüfusu arttıracak kişi bayandır. Bayanlarımızı küçüklükten itibaren korkutarak, baskı kurarak değil, severek ve sayarak büyütmeli, cinsel ilişki yaşamaması için dışarı çıkmasını, erkeklerle konuşmasını yasaklamadan, hür iradeye sahip bireyler olarak yetiştirmek gerekir.

Benden Önce İlişki Yaşamasın Mantığı

Toplumumuzdaki erkeklerin toplumdaki BAYAN BAKIŞI, bir tek bana ait olsun, bir tek beni sevsin ve daha önce ilişkisi olmasın mantığındadır. Erkekler istediğini yapabilir ama kadınlar yapamaz baskısı, yanlıştır. Kadında erkekte istediği hayatı, istediği şekilde yaşayabilmelidir. Müslümanlıkta hiçbir vahiy, "erkek istediğini yapabilir, kadın yapamaz" şeklinde inmemiştir. Kadınında erkeğinde yapması gerekenler belirtilmiştir. Kadınlarımıza "örtün" derken, zarar görmemeleri kendi rızaları olmadan bir ilişki yaşamamaları için gönderilmiştir. Kur'an-ı Kerim'de bile bekaret zarının sağlık açısından önemi belirtilmiştir. Kadın cinsel organının mikroplara açık oluşundan ötürü kadının rahminin ve yumurtalıkların evlilik öncesine kadar korunabilmesi için Allah tarafından konulduğu söylenmiş ve belirtilmiştir. Kızları zarı, bir değer yargısı değildir. Kızlık zarı her zaman için bir sağlık yargısı olmalı ve öyle kalmalıdır. 

Bakirelik ve Bayanlara Bakış 4:

Ülkemiz olarak Ataerkil bir toplumuz. Ataerkil bir toplum olduğumuz içinde kadınlara bakış, kadınlara davranış ve bakış açısı bu durumda fazlasıyla farklılık gösteriyor. Erkeklerin çoğunluğu kadınlarda bakirelik ararken, BAYAN BAKIŞI olarak kadınlarımız zor durumda kalıyorlar. Çünkü kimi bayanlar tecavüze uğrayıp bunu bir kendi utancıymış gibi sanki kendisine zorla yaptırmış gibi yaşamak zorunda kalıyorlar. Kaldı ki böyle bir durumda bayanlar daha fazla aşağılanıp daha fazla bakirelik arıyorlar. Bayan açısından duruma bakılasınızın erkeklerin çoğunluğu yanlış evlilikler sonucu bekar kalan bayanlara, tecavüze uğramış bayanlara kötü gözle bakılıyor. Sanki her şey kadının suçuymuş gibi davranılıyor. Ve kötü zihniyetlerin malzemesi olabiliyor. Çünkü, kadın dediğin el değmemiş olmalı, kimseye el ele dahi tutuşmayı geçtim tokalaşmak gibi şeylere tuhaf bakan bir toplumdan bahsediyorum. Bayan olarak bu durum öyle zor bir durum ki evlendikten sonra ayrılmak, hatta nişan atılması bile kadın için bir yafta durumuna geliyor. Böyle bir toplumda kadın ne fikrini söyleyebiliyor ne de rahat giyinip dolaşabiliyor.

Toplumdaki Kadının Yeri

Kadının toplumda bir yeri yok. Çünkü kadınların fikirleri, düşünceleri asimile edilmeye çalışıyor. BAYAN BAKIŞI durumunu ne yaşadığının ne hissettiğinin bir önemi yok. Çünkü kadın bakire olmalı, çünkü kadın tabir yerindeyse zulüm görmeli gördüğü zulme susmalı, çünkü kadın dul kalamaz, çünkü kadın evine sahip çıkmalı, çünkü şeklinde devam eden birçok konuşma ve kadınların kaldığı zor durumlar. “Erkektir yapar kadındır yapamaz” zihniyeti devam ettiği sürece kadınlarda gerek bakirelik aranır gerekse dul diye tabir edilen kabalık yaftası vurulur. Bayanların durumu gözetilmeksizin yapılan bu tarz şeyler kadıların daha fazla asimile olmasını ve daha fazla susturulmasını sağlıyorlar. Burada cinsiyet ırkçılığı var mı derseniz bence var ve olmaması gereken bu ırkçılık maalesef var. Erkeklere her şeyi yapabilme özgürlüğü tanınmışken aynı özgürlük kadına tanınmamıştır. Bakirelik ve bayanlara bakış dediğimizde maalesef toplumsal olarak çok farklı bakıyoruz. Hatta ayrılmalar yaşandığında erkeğin dul olması kimse için sıkıntı olmazken kadının dul olması daha farklı bir duruma getiriyor her şeyi. Erkek bu konuda sorgulanmazken kadınlar; Neden ayrılmışlar? Kadın bir şey mi yapmış? Aldatmış mı? Gibi sorulara maruz kalarak aynı zamanda eşinden ayrıldığında başka bir eve taşındığında maalesef erkekler rahatta bırakmıyorlar. Bu durumu kendi kötü zihniyetlerine malzeme yaparak kadınları daha fazla aşağılıyorlar. Ve kadınların özgürlüklerini kısıtlıyorlar.

Bakirelik Testleri

Toplum olarak öyle bir zihniyetteyiz ki insanlar evlenmeden önce genç kızların bakireliği var mı yok mu kontrol ettiriliyor. Hatta eski bir gelenek diye adlandırılan çarşaf meselesi de var tabii. Evlendikten sonraki ilk gece (gerdek gecesi) denilen şeydir bu. Aile büyüklerinden bazıları gelir çarşaf serme işlemini yaparlar sonra daha acı veren şey olur “çarşaf kontrolü”. BAYAN BAKIŞI olarak aslında bizim bir fikrimizin olmadığını ve olmayacağını bizim erkekler kadar rahat olamayacağımızın bir delilidir bu durumlar.

BAKİRELİK ve BAYANLARA BAKIŞ 5:

Toplum bakış açısı olarak bekaret erkeklerin ve kadınların eşit olmadığı toplumlarda kadına verilen bir değer yargısıdır. Bakire olan kadın, daha değerli, temiz, saf ve namusu temiz olarak görülmektedir. Toplumdaki BAYAN BAKIŞI ise "kendimi kocama kadar saklamazsam, asla evlenemem" tarzında ifade edilebilir. Çoğu kadın evlilik öncesi ilişki yaşamaktan ve bu ilişki sonrasında terk edilmekten çok korkar. Oysa sizi sevecek insan her halinizle sevmeli ve öyle kabul etmelidir. Bundan asla korkmayın. Cinsel ilişkiye girmek bir hata değil, sevginizin ten uyumunu ifade etmektir.

Müslüman toplumlarda özellik baskı şeklinde daha küçük bir kız çocuğu iken başlayan "erkeklerden uzak durma" eğitimi ve ailelerin çocuklarına cinselliği yeterince anlatmamaları sebebi ile günümüzde bir tek bekaret değil daha birçok konu sorun olabilmektedir. Her kız veya erkek çocuğu 18 yaşından sonra özgür iradesine dayanarak hayatında istediklerini yapabilmelidir. Aynı şekilde kızlarda diledikleri insanla yakınlaşabilmelidir. Fakat bir erkek ile kızın aynı ortamda olması bile o kızı "namussuz" yapabilmektedir.

Erkeklerin Bekarete Bakışı

Erkeklerin bekarete bakışı değişmektedir. Kimi erkek bekareti yalnızca bir zar olarak görmekte ve BAYAN BAKIŞI açısından bayanlara saygı duymaktadır. Kendilerinin de daha önce ilişkisi olmasını kabullenerek, karşılarındaki kadını sadece kadın olarak görmekte ve önemsememektedirler.

Bazı erkekler ise bekarete oldukça önem vermektedir. Eş olarak seçecekleri bayanın bakire olmasına oldukça özen gösterirler. Hayatlarındaki tek ve ilk erkek olmak ve başka biriyle el ele tutuşmuş olmasını istemezler. Bu gibi erkekler toplum baskısı ile büyümüş ve ailelerinden de aynı şekilde görmüş erkeklerdir.

Bazı erkekler ise bekarete önem verdiklerinden ötürü evliliğe kadar kendilerini saklamamaktadır. Evet, yanlış duymadınız. Bazı erkekler evlenene kadar kendilerini eşlerine saklamak ve o zamana kadar "bakir" kalmak isterler. Bu erkekler de birbirimizin ilki olmak mantığını beslerler ve aslında oldukça özel ve güzel bir şeydir.

Bakire Olmazsam Evlenemem

Toplumun BAYAN BAKIŞI içerisinde yer alan "Bakire olmazsam evlenemem" korkusu, olmaması gereken bir korkudur. Sizi sevecek insan, sizi, siz olduğunuz için sevmeli ve saymalıdır. Bakirelik sadece kadın sağlığı için olması gereken bir şeydir. Hamilelik ve cinsel ilişkisi öncesinde kadının vajina dışında oluşabilecek mikrop ve bakterilerden uzak kalması için oradadır. Yumurtalıkların zarar görmemesi ve rahmi etkilememesi için vardır. Çünkü kızların tüm cinsel organı dışarıdadır. Çok çabuk mikrop kapabilmektedir. Erkeklerin ise kapalı olduğundan ve zarar görmekten çok uzak kaldığı için onlarda böyle bir şey yoktur. Müslümanlıkta bile kızlık zarının sağlık açısından önemi bahsedilmiştir. Kadınlarımızın korunmak için sahip oldukları söylenmiştir.

Kızlık zarının önemini anlamak için kadınınızın ona sahip olması gerekmez. Bazı zarlar çok esnek yapıya sahiptir ve doğum olmadıktan sonra delinmemektedir. Böyle zarlara sahip olan kızlarımızda bulunduğu için lütfen bu baskıyı toplumdan azaltalım... 

Bakirelik ve Bayanlara Bakış 6:

Bakirelik dediğimizde kadınlara zor bir görev düşüyor. Bir erkek kadında bakirelik aramalı mı aramamalı mı? Toplumumuz ne kadar ataerkil bir toplum olsa da bu konuda bakış açımızı değiştirmemiz gerektiğinin tam olarak bir kanıtıdır. BAYAN BAKIŞI bu tarz konularda pek dikkate alınmaz. Toplumumuzda cinsellik dediğimiz kavram utanç verici ayıp bir şey görülse de aslında cinsellik su içmek yemek yemek gibi bir ihtiyaç olduğunu göz ardı etmemek gerekir. Biyolojik bir ihtiyaçtır ve doğal bir şekilde meydana gelir. Fakat toplumumuzda bu şekilde değil de daha çok ayıp ve sesli söylenmemesi gereken bir şeymiş gibi davranılıyor. Namus dediğimiz kavrama baktığımızda erkekler hayatlarını birleştirecekleri kadınların bakire olmasını isterler. Yalnız bu durum kişiye göre de değişebilir. Çünkü bazı kişiler bakirelik aramak yerine kişinin kendisini mutlu edip edemediğine bakar.

Toplumda Cinsellik

Bazı erkekler bakirelik aramak yerine cinsellik kavramındaki ihtiyaçlarını karşılamak isterler ve evleneceği kadında da bakirelik aramak yerine daha çok saygı ve sevgi durumunu gözetirler. Çünkü, evlendiğin kişiyle bir şekilde cinsellik yaşıyorsun kalıcı olanın sevgi ve saygı olduğunu evinde mutlu olup olmadığının daha çok önem arz ettiğini biliyorsun. BAYAN BAKIŞI olarak da aslında bu durum aynı şekildedir sadece kadınlar bunu sesli düşünmekte toplumumuzun yapısı itibariyle zorluk yaşıyorlar. Kadın ya da erkek fark etmez bakire olup olmadığına bakmak yerine daha çok size ne verdiği mutluluk mu mutsuzluk mu gibi sorgulamak daha doğrudur.

Kadın ve Erkeklerde Bakirelik Durumu

“Kadın ve erkek eşittir.” Evet, BAYAN BAKIŞI olarak eşit olduğumuzu düşünüyoruz fakat bazı erkekler bizimle hem fikir değiller. Erkekler kadınların bakire olup olmadığına bakarken aslında kadınlar içinde önemli olduğunu bilmeleri gerekir. Baktığımızda hem fikir olanları da var. Saygı, sevgi, uyum, anlaşabilme konularına önem verenler aslında daha mutlu oluyorlar evliliklerinde. Toplumumuzdaki geleneklerimiz doğrultusunda değer yargılarına sahip çıkmak denen bir tabir vardır. Bakireliğe ne kadar önem verilirse toplumun değerlerinin o kadar geri kaldığını söyleyebiliriz. Çünkü, bakireliğe önem vermek bazı tabularımızı yıkamadığımız anlamına gelir. Velev ki bakire biriyle evlendiniz, bakire olmayan biriyle ilgili önyargılarınız bakire diye evlendiğiniz kişiyle oldu fark eden ne oldu? Neyi değiştirebildiniz? Aslında hiçbir şeyi olduğunu yaşadığımız zaman anlıyoruz. Sonra bakirelik yerine daha çok uyum, sevgi ve saygı gibi tutumlara daha çok önem veriyoruz. Bakireliğe önem vermek yerine erkekler ilk benim olsun zihniyetiyle yaklaşmak yerine daha çok farklı değerlere önem vermek herkes için daha yararlı olacaktır. Tecavüzlerin, tacizlerin arttığı günümüze bakacak olursak “Bakirelik” kavramını kadınlarda ya da erkeklerde aramak yerine kiminle nasıl mutlu olduğuna, nasıl olduğuna, uyumuna, saygına ve sevgine bakmanın daha doğru olduğunu ve daha güzel ve huzur dolu bir yaşantınızın olduğunu yaşarken görmüş olacaksınız.

Bakirelik ve Bayanlara Bakış 7:

Türk toplumunda bakirelik konusu, Avrupa ülkelerine göre çok farklı bir boyutta ele alınmaktadır. Her ne kadar eski nesillerdeki kadar hatalara sebebiyet verebilecek düzeyde olmasa da hala daha özellikle batı illerimizde erkeklerin BAYAN BAKIŞI ve arayışı sürecinde bekaret çok büyük öneme sahiptir. Dinimiz gereği elbette ki önemli bir konudur bekaret. Ancak bir hayatı yok edecek, can alacak kadar hiçbir günah yoktur. Her canı Allah vermiştir ve ancak Allah alır. Bir insanın yaptığı bir hata sonucu çevresinin tepkisi sebebiyle canına son vermek istemesi ya da maalesef ki hala daha bazı şehirlerimizdeki güya namus meselesi sebebiyle bekaretini evlenmeden önce veren kızlara uygulanan öldürme cezasının dinimizde de yeri yoktur.

Avrupa Ülkelerinde Bekaret Anlayışı

Avrupa ülkelerinde bekaret konusu Türkiye’nin tam tersi olarak ele alınmaktadır. Şöyle ki, ülkemizde 25 yaşına gelmiş ama evlenmeden bekaretini vermiş bir bayan toplum açısından affedilemeyecek bir suç işlemiştir ve yüzü kızarmalıdır. Ancak Avrupa ülkelerinde bu durum tam da tersidir. Muhakkak sizler de film konularında denk gelmiş ve görmüşsünüzdür. Bir kız 20 li yaşlarına gelmiş ve hala bakireyse bundan utanır. Çünkü çevresi tarafından çirkin bulunuluyordur ve erkekler tarafından istenmemektedir. Hala daha onu kabul edip yatağına almış bir erkek yoksa o kız çirkindir ve bekaretini hala daha vermediği için bundan utanır. BAYAN BAKIŞI toplumalar için ne kadar değerli acaba? Yani bir insan bekaretini verdi ya da vermedi diye utanılacak bir şey mi yapmış oluyor? Dikkate derseniz hep toplum açısından ele alınan bekaret konusu hiç bayanların bakış açısıyla değerlendirilmiyor. Madem konu bayanların bekareti ve madem tartışılan konu kadınlarda olan bir şey o zaman bu konuda ilk bakış açısı kadınların bakış açısından olmalıdır. Toplumsal ve dini olarak zaten her bayan düşünüp ona göre analiz ediyordur bekareti ile ilgili bir karar verirken. Evlenmeden önce bekaretini vermeye ya da vermemeye karar her iki bayan da yargılanmamalıdır. Herkes kendi kararını vermekte özgürdür. İrade dışı gerçekleşen tecavüz gibi bir ilişki söz konusu değilse kesinlikle insanlara kararları konusunda saygılı yaklaşılması gerekir.

Gerçekte Bekaret Ne Kadar Önemli?

Toplumların bekaret konusuna bakış açısını bir kenara bırakalım. Sadece BAYAN BAKIŞI olarak bekaret konusunu ele alalım. Bayanlar gerçekte bekarete şu gözle bakılmasını isterler. Her bayanın bekareti kendinedir. Her bayan kendi dinini, yasaklarını, helal ve haramlarını, vicdanını, umutlarını, güven duygusunu, kalbini, hislerini kısaca kendine ait olan her şeyini kendi kontrol edebilir. Bu konulardaki kararlarını pekala kendi kendine verebilir. Zaten karar verirken takıldığı yerlerde sormak istediği ve güvendi kişileri yine kendi belirleyerek soracak yardım alacak ve o doğrultuda kararını verecektir. Kaldı ki yanlış karar verilmiş olsun. Günah olsun. Günahlar herkesin kendisini bağlar. Kimse, kimse için cehennemde yanmayacak. Yanlışlar da bir diğer insana zarar vermiyorsa kimsenin yanlışı yüzüne vurulmamalıdır. Hele ki bekaret gibi yanlışlarda sonuçlar sadece kişinin kendisini etkileyecekse kimse bu kararlara karışmamalı ve kimse kimseyi yargılamamalıdır.

Bakirelik ve Bayanlara Bakış 8:

Bakirelik dediğimiz şey çok eski zamanlara dayanır. Eski zamanlardaki bazı yazarlar bu konunun tartışılması gereken bir konu olduğunu ileri sürerek bu durumu farklı şekillerde ele almıştır. Bu konuyla ilgili bilinen Hane Blank’tir. Bu konuyla ilgili Girit Yasası’nın bakire olan ya da bakire olmayanların konusuna kadar değinmiştir. BAYAN BAKIŞI olarak bakireliğe önem vermiş olsak bile toplumdaki tutumlar geçmişten günümüze kadınlara bu konuda daha sert bir psikoloji ile gelinmiştir. Bakirelik gerçeğinin ne kadar boş, obsesiflik haline getirilmesi ve kadınların bedenlerinin bu şekilde saçma bir oluşuma malzeme oluşu etik olmuyor. Çünkü kızlık zarı dediğimiz şeyin kişiye göre farklılıklar gösterdiğini bilmiyoruz. İlk ilişkide herkeste kızlık zarı yırtılacak ya da zedelenecek diye bir durum yok. İlk gece dediğimiz oluşumda kan gelmesi gerektiğine inanan insanlar bu batılın yanlış olduğunun henüz farkında olmayan kişilerdir.

Namus Bekaret midir?

Bakire olan namusludur bakire olmayan namussuzdur şeklindeki inanışlar BAYAN BAKIŞI durumunda kadınlara fazlasıyla zorluk çıkarıyor. Çünkü, bakire olup evlendikten sonra karşısındaki kişiyi aldatan insanlarda var. Bu durumda elbette ki kadın erkek ayırımı yapmak doğru değildir. Fakat bayanların bu konuda daha zor yaşantısı olduğu toplumda tutunmaya çabalamalarını gözden kaçırmamak lazım. Kadınların hayatını kızlık zarı denilen 1 cm’lik duruma bağlanması aslında söz konusu bile olmamalı. Çünkü, kızlık zarı dediğimiz şey kız çocuklarında olması gereken şeydir. Sağlık amaçlı olması gereken bir durumdur. Kız çocukları çiş veya kaka durumlarında oluşan mikropların vücuduna yayılmaması için kızlık zarı vardır. Toplumumuzda pek az kişi bunu bildiği için kızlık zarı batılını daha farklı şekillerde yorumlamışlardır. Kadınları bebeklik dönemlerinden itibaren mikroplardan korunması için yaratılmıştır kızlık zarı.

Bekaretin Bozulması

Kızlık zarı vajinal bölgeyi tam kapatmaz ve ortasındaki delik sayesinde regl dönemindeki bayanların kanının akması için yaratılmıştır. Bu delik şekline göre kızlık zarı bozulup bozulmaması durumu da pekala değişir. Eğer delik büyükse penis girişiyle birlikte zar yırtılmayabilir fakat delik küçükse zar kolaylıkla yırtılır. BAYAN BAKIŞI ile göz önüne aldığımızda bu durum çok stres oluşturucu bir durumdur. Çünkü zarım ince mi kalın mı ne olacak korkusuyla yaşanan stres ve bakirelik batılı dediğimiz şey tam olarak burada kadına zarar verir. Kalın olan ve yırtılmayan kızlık zarı insanlarda farklı olgular oluşturuyor. Mesela, bakire değil şeklinde halbuki bilinmiyor bu durum. Zar kalın olduğu için kolaylıkla yırtılmaz ve belki birkaç ilişki denemesinden sonra yırtılacaktır beklide yıllarca olmayacak bir durumdur. Bu kızlık zarı denilen şey kadının bedeni yapısına göre değişim göstermektedir. Bu değişime halk arasında ‘esnek zar’ diye tabir edilir. Zar esnek olduğu için ne zaman yırtılabileceği bilinmez bir gerçektir. Kadınlara cinsel bir obje gibi bakmak yerine ya da bakirelik batılları yerine bu tarz küçük araştırmalarla gerçekçi olunup bazı tabuları yıkmakta faydanın olacağını söyleyebilirim.

BAKİRELİK ve BAYANLARA BAKIŞ 9:

BAYAN BAKIŞI tarafından bekaretin önemi oldukça korkulu ve önemlidir. Kadınlarımız bekaretlerinin kaybını yaşamaktan korkmaktadır. Toplum baskısı sebebiyle "namussuz       " olarak sayılmaktan ve başka türlü sıfatlara sokulmaktan korkmaktadırlar. Daha çok küçükken aile tarafından bu baskılarla büyümeye başlamışlardır. Bu baskılar, yaş ilerledikçe artmaktadır. Genç kızlığa gelindiğinde kızlar dışarı gönderilmez, dışarı çıktıkları zaman hava kararmadan geri dönmeleri gerekir ve asla erkeklerle görüşmelerine izin verilmez. Bekareti bozulmuş kız, kız olarak sayılmaz. Utanç bir durummuş gibi görülür ve asla evlenemeyeceksin baskısı yapılır. Oysa yanlıştır. Bir insanın bir insanda arayacağı ilk şey bekaret olmamalıdır. Kalp, sevgi, saflık olmalıdır. Bekareti bozulmamış olan bir kıza "saf ve temiz" kız demek yanlıştır. Saflık ve temizlik kalpten gelir. İnsanın düşünceleri ve vicdanı ne kadar saf ve temiz ise insanda o kadar saf ve temizdir. Bir kadını bakire olup olmamak ile yargılamak yanlıştır. Çünkü erkekler gibi, kadınlarında hayatlarında hür iradeleri vardır. İstediklerini giyebilme, yiyebilme, konuşabilme özgürlükleri olduğu gibi istedikleri insanı hayatlarına alıp çıkartabilme özgürlükleri bulunmaktadır.

Kıyaslanmaktan korkan erkeklerin özellikle istedikleri bu durum, özgüven eksikliği olarak yorumlanabilmektedir. Yapılan araştırmalara göre bir erkek, özgüvensiz ise eşinin bakire olmasını daha çok istemektedir. Bunun altında yatan temel sebep ise erkeğin, kadının geçmişte yaşadığı ilişkiler tarafından kıyaslanabilme durumunun söz konusu olmasıdır.

Erkeklerin Gözünden Bekaret

Az önce BAYAN BAKIŞI açısından bakireliğin kadın gözünden olan durumunu yazdık. Peki ya erkekler? Erkekler buna nasıl yaklaşıyor?

Toplumda yer alan erkek bireyler, kadınlara nazaran, bekarete daha çok önem veriyor. Hayatlarına alacakları kadının, ilk ve tek erkeği olmak isterler. İlk olmaktan çok son olabilmenin anlamını bilmeden ilk olmanın hep önemli olduğunu düşünürler. İlk olmaktansa son olabilmek daha önemlidir. Bir insanın hayatına çok kişi girebilir, çok deneyim edinmiş olabilir ve çok kalbi kırılmış olabilir. Bazı kadınlarımız "evleniriz" vaadine inanıp, kendilerini adamış olabilirler. Bu yüzden sevgili erkeklerimiz, kadınlarımızın kalbini daha çok kırmak yerine, ne olursa olsun sahiplenmek ve olduğu gibi kabul etmek önemlidir.

Bakire Olmazsam Evlenemem Korkusu

Sevgili kadınlarımız… Bakire olmazsanız evlenememekten korkmayı bırakınız. Bakire olup olmamak arasında ince bir zar vardır. Lakin karşınızdaki insanın, insan olup olmaması ile uçurumlar vardır. Bir erkek için kendinizi yıllarca korumanıza gerek yoktur. Birini seviyorsanız, tamamen kendinizi ona adayabilirsiniz ve bunu kimsenin yorum yapma hakkı yoktur. BAYAN BAKIŞI olarak erkeklerinize yaranabilmek adına kendinizi değiştirmeyin. Sizinle olmak isteyen insan, siz ne olursanız olun yanınızda olur ve arkanızda durur. Evlenemem diye bir şey yoktur! Belinize bağlanacak kuşağı utanç içinde değil gururla taşıyın. Çünkü asıl saflık ve kadınlık bele bağlanan kuşaktan değil, içinizden gelmektedir. Bakirelikle sadakat olmaz. Sadakat yanınızda olmasa bile yanınızdaymış gibi davranmaktan gelir.

BAKİRELİK ve BAYANLARA BAKIŞ 10:

Kaç sene geçerse geçsin bekaretin önemi asla kaybolmayacaktır. Bir BAYAN BAKIŞI olarak bakıldığında erkeğe kendisini ilk defa sunmanın ve erkeğe kendini ilk olarak hissettirmenin en güzel yanıdır. Türkiye'de gerçekleşen evliliklerde "ilk gece" olarak bilinen gerdek gecesinin önemi büyüktür. Kadın ve erkeğin ilk defa birbirlerine tam olarak ait oluşunun simgesi olan bu gece iki taraf içinde oldukça önemlidir. Tüm oda beyazlar içine bürünür. Çarşaflar, yorganlar, pikeler, yastık kılıfları... Tüm bu saflığın içerisinde birbirine kavuşan çift için en büyük önem kadının bu gecede bekaretini kaybedişidir. Erkeklerin eş ararlarken özellikle dikkat ettiği bekaret konusu, kişiden kişiye değişmekte olsa da büyük bir çoğunluk tarafından eşlerinin bakire olmasını istemektedirler.

Bekaret çoğu topluma göre evlenecek genç kız adayının, saflığını ve temizliğini vurgulamaktadır. Düğün günü kızın beline kırmızı kuşak bağlanmasının da sebebi budur. "Kız oğlan kız gitmek" anlamını taşıyan kuşağın amacı kızın bakire olduğunu göstermek amacıyla bağlanır. Kuşağı kızın babası yaşıyorsa babası, yoksa erkek kardeşi, erkek kardeşi yoksa evliliğinde mutlu olan en büyük kişi tarafından bağlanır. Kuşak bağlama merasimi oldukça önemli ve duygusal bir andır. Ailenizin size gösterdiği önemi ve değeri de taşıyan bu kuşak, erkek tarafına da kızımızı saf ve temiz teslim ediyoruz demenin bir şekli olarak günümüzde halen yer almaktadır.

Erkeklerin Gözünden Bakirelik

Toplumumuz Müslüman bir toplum olduğu ve Kur'an-ı Kerim'de bile bekaretin önemi anlatıldığı için erkeklerin bu konudaki BAYAN BAKIŞI bakire kadınları daha değerli ve namuslu görmekten geçiyor. Çünkü bakire kızların daha saf ve temiz olduğunu düşünen erkekler için bekaret oldukça önemli bir anlam haline geliyor.

Bazı erkekler için bekaretin önemi olmuyor. Daha önceden kendileri de birçok ilişkide bulunduğundan karşılarına çıkan kadını olduğu gibi kabullenebiliyor ve sevebiliyorlar. Oldukça özel ve güzel olan bu davranış sayesinde çoğu kızımızın bu durumdan korkmaması gerekiyor.  Bekareti kaybetmiş olmak dünyanın sonu demek değildir hiçbir zaman için. Çünkü bazı kızlarımız kendi rızası dışında kaybedilmekte ve bu daha acı verici bir olay olabilmektedir.

Bazı erkekler için bekaretin anlamı o kadar derin oluyor ki erkeklerde kendilerini eşlerine saklayabiliyorlar. Evlenene kadar bakir kalmayı tercih eden erkeklerin sayısı her ne kadar gün geçtikçe azalsa da bu da hayatın bir gerçeği ve böyle erkekler halen daha bulunuyor...

Evlenirken İlk Gece Korkusu

BAYAN BAKIŞI olarak gerdek gecesinden oldukça korkulmaktadır. "Canım çok yanacak mı?" korkusu genç kızlarımızın en çok şüphe ettiği konulardan biridir. Hem dinimiz hem de saygı gereği ilk gece, kan aktıktan sonra ilişkiye devam edilmez. Ertesi sabah çiftin iki taraflı rızası var ise devam edilir yok ise ertesi günün gecesi devam edilmektedir. Kadının acısı çok olacağından dinimizce ve saygı gereği kan aktıktan sonra ilişkiye devam edilmesi doğru değildir. 






Etiketler : bakireli

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Güncel Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
VİDEO GALERİ
YUKARI