Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      0
      BIST
    • DOLAR
      0
      Dolar
    • EURO
      0
      Euro
    • ALTIN
      0
      Altın



ÇOCUKLARDA EĞİTİM - 16 Mart 2017 Perşembe

Tarih: 16-03-2017 20:02:35 Güncelleme: 16-03-2017 21:55:35 + -


Eğitim kişinin belli bir sürece kadar bir şeyleri kazancına erişebilmek için geçirdiği süreçtir, öğrenim ise kişinin ömrü boyunca kendisini sürekli geliştirmesidir. Eğitimin sonu gelir fakat öğrenimin asla sonu gelmez.


  ÇOCUKLARDA EĞİTİM - 16 Mart 2017 Perşembe

Eğitim kişinin belli bir sürece kadar bir şeyleri kazancına erişebilmek için geçirdiği süreçtir, öğrenim ise kişinin ömrü boyunca kendisini sürekli geliştirmesidir. Eğitimin sonu gelir fakat öğrenimin asla sonu gelmez.

İnsanlar yaşadığı her an boyunca sürekli yeni bir şeyler öğrenirler. Öğrendikleri her şey iyi yada kötü bizi bir adım ileri taşır. Kimi zaman tecrübe öğreniriz kimi zaman ders alırız. Birey yaşadığı sürece öğrendiği şeylerden davranışlarında değişmede yaratabilir veya daha önce hiç yapmadığı şeyleri yapmaya da başlayabilir. Çocuklar 7 yaşına kadar ailede eğitim görürler. Çocuğun 3 ile 5 yaş arasında oynadığı oyunlar onun fiziksel açıdan ve sosyal açıdan gelişimini sağlar. Oynadığı oyunlar onun yaratıcılığını geliştirir ve yavaş yavaş paylaşmayı öğrenir. Eğitimde çocuğun örnek aldığı kişiler genellikle anne baba ve kardeşlerdir. Çocuk olmasını istediği kişiler gibi davranır ve bu davranışlar yavaşça karakterin oluşumunda etkili olur. Okul çağında çocuk  sınıfta arkadaşlarını ve öğretmenlerini örnek alır. Çünkü onlarla sürekli iç içedir. Okul ortamı çocuğun gelişiminin büyük oranda ilerlediği bir ortamdır. Bu süreçte çocuğunuzu takip etmeniz gerekmektedir. Ayrıca çocuk kendisine karşı yapılan her türlü davranışı kayıt altında alır. Bazen çocuklarımızın çok hırçın veya çok sessiz olmasından şikâyetçi oluruz. Oysa çocuk yaşadığı iyi kötü her şeyi içinde bastırır ve bu durumda kendine savunma mekanizması oluşturur. Her çocuk uyurken, oynarken ve otururken onlarca hayal kurar ve bu hayallerin içerisinde kendini yaşatır. Çevresinde kendisine gösterilmeyen davranışları düşünceleriyle hayal gücünde kurar. Küçükken ailesinden baskı gören dayak yiyen azarlanan ve toplum içinde küçük düşürülen çocuklar büyüdükten sonra ister istemez çevresiyle uyumsuz bir hal alır. Kendini küçük görür ve bir şeyleri başaramayacağına inanır. Çocuklarınıza sen yapamazsın cümlesini kullanmayın. Onlarla her zaman bir yetişkin gibi sohbet etmeye çalışın. Çocuk böylece kendini iyi hissedecek ve öz güvenini geliştirecektir. Çocukların sorularına ona kızmadan alay etmeden cevap verin böylece çocuk soru sormaktan çekinmeyecek merak ettiği her şeyi öğrenebilecektir. Çocukları eleştirmeyin. Çünkü onlar sizin eserinizdir.

Ne ekerseniz onu biçersiniz unutmayın.

ÇOCUK PSİKOLOJİSİ

                Çocukların mutlu ve sağlıklı büyümesi için yaşarlı ne olursa olsun temel ihtiyaçlarının karşılanması gerekir. Bunu yaparken sosyal, psikolojik, duygusal ihtiyaçları gözden kaçabiliyor. Bu sebeple çocuğa ihtiyaçlarının yanında sevgi ve ilgi göstermeliyiz. İlk kucağa aldığımızda oluşan sevgi bağı ilk adımlarını atığında da sürdürmeli çocuğa sevgi ve cesaret verilmelidir. Çocuk büyüdükçe canlanır, dans eder, el çırpar ve sevinç ifadesinde bulunur. Lego oyuncaklarla kuleler yapar, şekilleri ayırt edebilir. Kitap sayfalarını tek tek açabilir. Bilindiği gibi oyuncaklar çocuklar için terapi gibidir. Seçilen oyuncak çocuğun gelişiminde büyük rol oynar. Bilinçli seçilen oyuncak çocuğu iyi alışkanlıklara sürükleyeceği gibi gelişi güzel seçilen oyuncak çocuğu olumsuz etkileyebilir. Nerde o eski masum, iyilik, saflık, dürüstlük kokan oyuncaklar. Şimdi ise yerini atari, bilgisayar, playstation gibi sanal oyunlar aldı. Çocukların vakti bu oyunları oynayarak geçtiği için tüm yaratıcılıkları yok olmakta ve çocuklara kötü alışkanlıklar edinmelerine sebep olarak aileler endişe duymaktadır. Çocuk kendini ve ailesini ve çevresini oyun yoluyla tanır. Bu yüzden oyun sırasında çocukla sürekli iletişim halinde olmalı. Böylece çocuğun zekâsı, kelime bilgisi, yaratıcılığı, duyguları gelişir. Zekâ bir adaptasyondur. Zekâ çocuklara tekrar ettirilmiş alışkanlıkların onlara kazandırılmasıdır. Beş yaşına gelen çocuğun hareketleri daha da olgundur. Konuşması ve cümleleri daha keskindir. Çocuk yapacağı işi önemser ve uygular. Bu yaşta çocuklar hiperaktif olabiliyorlar yani çocuklarda aşırı hareketlilikten dikkat eksikliği olabiliyor. Yaramaz, hareketli ve meraklı olan çocuklar anne babaları ve öğretmenleri tarafından etkilenebiliyorlar. Bu anne ve babaların abartılı tanımlarında ortaya çıkıyor. Bu yüzden çocuklara ilaç vermeye başlanıyor. Maalesef ki burada çocukların yaratıcılıkları ciddi şekilde yok oluyor. Çocuk dikkatini bilinçsiz şekilde dağınık tuttuğu için anne babaya burada çok iş düşüyor. Çocukla sürekli göz göze iletişim halinde olmalı, masal, oyun, şarkı ve danslarla çocuğun hareketlerini kontrol etmelidir. Hareket kabiliyetini sınırlayıp çocuğu problem haline getirmemelidir.Çocuğun okulla tanışmasıyla daha önce hiç karşılaşmadığı kadar sosyal bir ortamda bulur kendini. Bu ortam çocukların yeni ilişkiler kurmasını sağlarken, kendini yeni becerilerle geliştirir. Bu dönem de çocuk zıt davranışlarda sergileyebilir. İçe kapanık olur. Arkadaşlarıyla ve öğretmeniyle iletişim kurmakta zorlanabilir. Çocuk arkadaşlarından uzak durur, sorulan sorulara cevap veremez ve kendini ifade etmekte zorlanır. Bunun sebebi de çocuğun anne baba tarafından sürekli eleştirilmesi, başka çocuklarla kıyaslanması, sorumluluk verilmemesi, davranışlarından ötürü cezalandırılmasıdır. Bunu düzeltebilmek için yinede geç kalmış sayılmazsınız. Her insan hata yapar ona hata yapma fırsatı verilmelidir. Ona duyduğunuz sevginin koşulsuz olduğunu hissettirin. Başardığı zaman onu ödüllendirip, cesaretlendirin. Unutmamalı ki çocuk ailenin davranışlarıyla şekil aldığı için davranışlarının ve ruh sağlığının nasıl şekil aldığını göreceksiniz. Hiç bilmediğiniz bir yerde olduğunuzu düşünün. Bize yön gösterecek ya bir haritadır ya da yön göstericidir. Çocukta öyledir benzer bir şekilde bilmediği bir dünyada yolculuğa başlamıştır. Yolunu kaybetmemesi için çocuğunda yol gösteren birilerine ihtiyacı olacaktır. Onlar için en değerli güvenilir yol gösterecek kişiler anne ve babadır. Bu sebeple çocuğu kurallara ve topluma uyumlu bir yaşam sürmesini sağlamalıdır. Kararlılık, sakinlik, denetim, mizah, ödüllendirme çocuk için yol gösterici olacaktır. Disiplini ve uyulması gereken kuralları gösterip bu çerçeve içinde uyumlu bir yaşam alanı sağlanmalıdır. Çocuk ödev yaptığı zaman onu oyunla ödüllendireceğinizi bilmelidir. Her çocuk yetişkinler gibi takdir edilmek ve beğenilmek ister. Disiplini oluşturmada önemli olan ödül ve övgüdür. Çocuk hata yapmadan onu engelleyebilmek ceza vermekten daha etkilidir. Sıkça uygulanan ceza çocuğu daha çok olumsuz davranışlara sürükler. Çocuklar istenmediklerini düşünüp sıkılırlar ve fark edilmek için olumsuz davranışlar sergilemeye başlarlar. Ailelerde bu durum karşısında öfkeye kapılmadan kararlı bir şekilde boyun eğmeden uyarılarda bulunmalı ve çocuğa sorumluluklar vermelidir. Çocuklar böylece verdikleri karaların önemli olduğunu hisseder ve kendilerini hayatlarını yönetebilecek güçte hissederler. Bu onları aileye bağlı, saygılı ve bir o kadar da bağımsız doğru kararlar veren bireyler yapar. Sevgi ve anlayış içinde çocuğun kendine güven duymasını sağlayın. Bu çocuğu çevreye ve hayata uyumu kolaylaştıracaktır. Huzurlu, sağlıklı güvenli bir aile ortamı içinde yaşayan çocuk, mutlu bir çocuktur.






Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Eğitim Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
VİDEO GALERİ
YUKARI