Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      0
      BIST
    • DOLAR
      0
      Dolar
    • EURO
      0
      Euro
    • ALTIN
      0
      Altın



Cumhuriyet Öncesi ve Sonrası Tarih Anlayışı - 13 Mart 2017 Pazartesi

Tarih: 13-03-2017 18:28:01 Güncelleme: 13-03-2017 18:42:01 + -


Ulu Önder Atatürk’ün temel politikası, milli duygularımızı ve kültürümüzü kaybetmeden, Türk tarihini dünyaya en iyi bir şekilde anlatmak ve gün geçtikçe Türkiye’yi, sosyal, kültürel, politik ve bilimsel anlamda en üst seviye çıkarmaktır. Bu gayesi için Türk milleti ile omuz omuza birçok sorumluluk üstlenmiştir.


Cumhuriyet Öncesi ve Sonrası Tarih Anlayışı - 13 Mart 2017 Pazartesi

1)Cumhuriyet Öncesi Tarih Anlayışı

Tanzimata kadar olan süreçte Osmanlı Devletinde tarih İslam ve Osmanlıcılık üzerine kuruludur. Tanzimata kadar olan bu tarih anlayışında Türk tarihine hemen hemen hiç önem verilmemiştir.19.yy da Batıdaki milliyetçiliğin gelişim göstermesi, Osmanlının Tanzimat dönemine tekabül etmektedir. Batıdaki bu değişim ve gelişmelerden Osmanlı Devleti de etkilenmiştir ve öyle ki geleneksel tarih anlayışından pragmatik tarih anlayışına geçiş başlamıştır. Tanzimat dönemi ve sonrasındaki tarih anlayışı neden ve sonuç olayları baz alınarak irdelenmeye ve konular üzerinde eleştiriler yapmaya başlanmıştır. Batı da başlatılan akımın Osmanlı üzerindeki etkileri oldukça kendisini göstermiştir. Örneğin; medreselerin yanlarına kurulan okullarda ve derneklerde İslam tarihinin yanında Türk tarihide işlenmeye başlamıştır. Hatta müfredat değişikliğine gidilmiştir.

Ancak Türk tarihini öğretmek için kurulan okullar ve dernekler ‘Osmanlı Hanedanlığını’ göklere çıkarmaktan pek fazla öteye gidememiştir. Tanzimat döneminde her ne kadar batının akımlarına ayak uydurulmaya çalışılmışsa da Türk tarihi üzerinde hemen hemen hiç durulmamıştır. Bunun en büyük sebebi de Osmanlının aşiretten imparatorluğa yükselişidir. Tanzimat öncesi ve sonra Osmanlının bu yükselişi tarih müfredatlarının en temelini oluşturmuştur. Okul kitaplarının giriş kısmı dahil her bölümünde Osmanlı döneminin her olayı hikayeleştirilmiş ve diğer devlet tarihleri ve olayları yok sayılmıştır.

2.Meşrutiyet dönemine gelindiğinde ise tarih anlayışı tamamen değişmiş ve modern bir hal almaya başlamıştır. İkinci meşrutiyet bilindiği üzere ıslahatların gelişmiş olduğu bir dönemdir. Bu dönemde Türkçülük fikri yaygınlaşmış ve eğitim alanında Türkçülüğe büyük önem verilmiştir.Artık tarih sadece siyasi tarih olmaktan çıkmış,kültürel ve sosyal tarih anlayışları da vurgulanmaya başlanmıştır.1908 senesinde sonra basılan kitaplarda artık Osmanlıdan önce ki Orta Asya’daki Türklerinin tarihide işlenmeye başlamıştır.Sorgulayan,irdeleyen,sebep-sonuç ilişkisi kuran ve milli duyguları ön plana alan bir tarih anlayışı yavaş yavaş yerini almaya başlamıştır.Tarih artık herkes tarafından önemsenmeye başlamıştır.1900lerinde başında Darülfunun da verilen az sayıda tarih dersleri artırılmış,müfredatlar yeni baştan düzenlenmiştir.

Bu dönemde tarihi geliştirmek ve özellikle Türk tarihi üzerine araştırmalar yapmak üzere birçok dernek kurulmuştur. Bu derneklerden bazıları; Tarihi Osmanlı Encümeni, türk Derneği, Asr-ı İslamiye, Milliye Tetkik Encümeni, Milli Tetebbular Mecmuası ve Türk Ocakları.

2)Cumhuriyet Dönemi Tarih Anlayışı

    a)Atatürk Dönemi ( 1923-38 )

        Ulu Önder Atatürk’ün temel politikası, milli duygularımızı ve kültürümüzü kaybetmeden, Türk tarihini dünyaya en iyi bir şekilde anlatmak ve gün geçtikçe Türkiye’yi, sosyal, kültürel, politik ve bilimsel anlamda en üst seviye çıkarmaktır. Bu gayesi için Türk milleti ile omuz omuza birçok sorumluluk üstlenmiştir.

Dünya 1929 yılında ekonomik kriz ile boğuşurken Türkiye’de cumhuriyet rejimi etkilerini yeni yeni göstermeye başlamıştır. Bu ekonomik buhran içerisinde halklar milliyetçiliği ırkçılık boyutuna kadar getirmişlerdi. Türkler diğer dünya ülkelerinin gözünde barbar ve medeniyetten yoksun bir millet olarak lanse ediliyordu. Atatürk bu bakış açılarının derinlerine indi ve Türklerin derin tarihi hakkında kitaplar yazılmasını ve araştırmalar yapılmasını istedi.Dönemin çok değerli yazarları , Orta Asya Türklerine kadar derin çalışmalar hazırlamıştır.Bu araştırmaları  hızlandırmak ve daha büyük kitlelere yaymak için dernekler kuruldu,okul müfredatları değiştirildi,halkın milli duyguları kabartıldı ve her vatandaşın belli bir bilince sahip olması gerektiği vurgulandı.Türklerin en eski tarihleri gün yüzüne çıkartıldı , dünya kültür ve medeniyetine katkıları tüm dünyaya duyurulmaya çalışıldı.

2.Meşrutiyet döneminde kuruluna Türk Ocakları 1930 yılında Ankara’da Atatürk ‘ün emri ile toplandı. Türk Ocaklarının 6.toplanmasında Atatürk, Türk tarihinin incelenmesi ve araştırılması için kararlar aldı.1931 yılında Türk Ocaklarının 7. Toplanmasında Atatürk derneğin kapatılmasını istemiştir. Kapatılan bu derneğin yerine ‘Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’ oluşturulmuştur. Bu derneğin oluşturulmasındaki temel amaçlarda yine ; Türk tarihini aydınlatmak için basılmış eski kitapları ve malzemeleri  bulmak , gerekli yerlere gönderilecek heyetlerin belirlemek ve ilmi müzakerelerde bulunmaktır.

1935 yılında bu cemiyetin ismi ‘Türk Tarih Kurumu’ olarak değiştirilmiştir. Cemiyet içinde de, dağınıklıkları gidermek ve araştırmaları bilimsel temellere dayandırmak için değişiklikler yapılmıştır.

Atatürk , 1924 yılında çıkartılan Tevhid-i Tedrisat kanunlarında bahsettiği gibi ,halkın tarih bilince sahip olmasını çok mühim bir mesele olarak addetmiştir.Türk Dil Kurumu,Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Tarih ve  Coğrafya Fakültelerinin kurulması,bu meselenin ne kadar mühim olduğunu göstermektedir.Liselerde,ortaokullarda ve ilk okullara da okutulmak üzere birçok değerli yazarın kitap yazmasını tembihlemiştir.Fuat Köprülü,Süleyman Edip,Ali Tevhik ve İhsan Saru gibi önemli yazarlar ilkokul ve ortaokul çocuklarına Türk tarihini,Cumhuriyeti,eski Osmanlı tarihini ve diğer milletlerin tarihini anlamak için kitaplar yazmışlardır.Özellikle 1927 yılından sonra yazılan ve Türk tarihi tezi olarak belirlenen, Ahmed Hamid ve Mustafa Muhsin’in ―Türkiye Tarihi kitabı eğitim açısından büyük öneme sahiptir.Türk tarih tezinin yazılmasından sonra Atatürk’ün emri ile Türk Tarihinin Ana hatları hakkında kitaplar yazılmıştır.

Atatürk döneminde okullarda okutulmak için hazırlanan kitaplar sırasıyla; Tarih-i Umumi, Türkiye Tarihi, Türk Tarihinin Ana Hatları, Türk Ana Hatları Medhal Kısmı,1931’de basılan dört ciltlik tarih ders kitabı.

      b)İnönü Dönemi (1938-50) 

        Atatürk’ün ölümünden bir gün sonra meclliste yapılan oylama ile İnönü cumhurbaşkanı olmuştur. İnönü döneminin temel politikası hümanizm üzerinedir.2.Mahmut tarafından da benimsenen ama isteği gibi uygulamayı hümanizm İnönü döneminin en önemli külterel politikasıdır. Hasan Ali Yücelin de İnönüye katkısıyla , eğitimde Yunanca ve Latince dilleri kullanılmaya başlanmış,halkevleri açılmış ve Köy Enstitüleri kurulmuştur.Eğitimde batılılaşma hareketleri hızla devam etmiştir.Bu sayede hümanizm düşüncesi yaygınlık sağlamıştır.

Atatürk döneminde kaleme alınan Türk Tarih tezi bu dönemde derinlemesine incelenmiştir. İnönü, katıldığı her konferansta Türk tarihi ile ilgili değerlendirmelerde bulunmuş ve batının yolunda gidileceğine dair söylemlerde bulunmuştur.1945 yılında çok partili sisteme geçilmesinden beri İnönünün uyguladığı rejim tartışılmaya başlanmıştır. Fuat Körülü ve Nihal Atsız gibi dönemin önemli yazarları İnönü’nün ‘Türk ırkının Yunanlardan geldiği’ söylemlerini kitaplarında eleştirmişlerdir.

         c)Demokratik Parti Dönemi (1950-60)

          1946 yılında kurulan Demokratik Parti, yürüttüğü muhalefet ile 1950 seçimlerini kazanmış ve Cumhuriyet Halk Fıkrasının 27 yıllık egemenliğine son vermiştir. Demokratik parti, tek parti rejimini yıkmıştır ve halk bu partiden demokratik bir şekilde yönetimi beklemiştir. Ama ne yazık ki umulduğu gibi olmamıştır. Demokratik partinin politikasının en temel hedefi kültürümüzü canlandırmak ve korumaktı. Bu parti döneminde, İnönü zamanında büyük emeklerle ve umutlarla kurulan halk evleri ve Köy Enstitüleri kapatılmıştır. Din dersi zorunlu hale gelmiştir. İmam hatip okulları tekrar açılmıştır. İnönü döneminin ‘hümanist’ anlayışı, DP döneminde yerini Osmanlıcılığa ve İslamcılığa bırakmıştır. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana geçen süreç sürekli eleştirilmiş ve alçaltıcı ithamlarda bulunulmuştur. Demokratik parti döneminde Türkiye dışa bağımlı bir politika yürütmüştür. Okul müfredatındaki kitaplar, sorgulamadan ve eleştirel bakış açısından yoksun hale getirilmiştir. İktidarın tutumunu destekler nitelikte kitaplar yazılarak, eğitimde itibarsızlaşan bir ülke yolunda girilmiştir.






Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Kültür-Sanat Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
VİDEO GALERİ
YUKARI